Hüsnü Mahalli
13 Mayıs 2022

Elinizi tutan mı var


İktidarı ve muhalefetiyle Türkiye çok enteresan bir ülke. Halk deyimiyle “ağzı olan konuşuyor”.

Konumuz herkesin konuştuğu mülteciler.

Çok kez anlattım ve yazdım ama bir kez daha kısa notlarla özetleyeyim.

1- Yalnızca Suriyeli değil tüm mültecilerin sorunundan AKP iktidarı sorumludur. Nedeni görüp kavramadan sonucu konuşmanın hiçbir anlamı yok ve olamaz.

Halk diliyle “abesle iştigal olur”.

2- Yalnızca mülteciler değil Suriye’nin geldiği durumdan AKP iktidarı sorumludur. AKP iktidarının politikaları olmasaydı bugün Suriye bu halde olmazdı ve IŞİD, Nusra, PYD/YPG ve benzeri örgütler olmayacaktı.

Onlar olmasaydı mülteciler de olmayacaktı.

Bu gerçeği önceleyerek mülteciler konusunda yazan, çizen, konuşan ama gereğini yapmayan herkes samimi değil ve olamaz.

3- Örneğin bu konuda konuşan muhalefet partileri hatta muhalif gazeteciler Türkiye’nin yaptırdığı ve yaptırmayı sürdüreceğini söylediği evlerin olduğu İdlib’e gidip incelemelerde bulunabilir(mi). Gitmişken İdlib ve çevresini kontrol altında tutan Nusra lideri Colani’nin çayını içebilir İdlib’in meşhur peynir tatlısını afiyetle yiyebilir(mi).

4- AKP iktidarı kendisinin neden olduğu mülteciler sorununun çözümü için hiçbir adım atmaz ve atmayacaktır. Çünkü atması için Esad ile görüşmesi gerekir onu da yapmayacaktır.

5- Afganistan’dan gelenlerle ilgili onlarca soru işareti var.

Örneğin yaşları 20-30 arasında, tümü erkek ve sayıları 300-500 bin (Türk ordusu kadar) olduğu söylenen bu insanlar iki bin kilometrelik yolu geçerek Türkiye’ye nasıl girdi? Bu insanlar şimdi nerede, ne yapıyor, nasıl geçiniyor? Bunlar arasında Taliban ve Kaide militanı ya da başka ülkelerin istihbarat elemanları olabilir mi?

Yabancı ülke, yabancı istihbarat örgütleri ya da karanlık güçler zamanı gelince bu Afganlıları uyuşturucu, terör ve benzeri alanlarda kullanabilir mi?

6- Suriye ve Afganistan dışında başka bir çok ülkeden de insanlar Türkiye’ye geliyor. Bazıları yerleşiyor bazıları da buradan Avrupa’ya kaçmaya çalışıyor.

7- Ümmetin lideri olarak Erdoğan’ın “ideolojik söylemleri” Müslüman ülke İslamcılarının Türkiye ilgisini artırıyor.

Parayla vatandaşlık alamayanlar parasız gelip burada para sahibi olmaya o da olmazsa bir yolunu bulup Avrupa ülkelerine gitmeye çalışıyor. Nasıl olsa Türkiye’de devletin hiçbir organı onları rahatsız etmiyor, girişlerini engellemiyor ve her alanda ve konuda kolaylıklar sağlıyor.

Böylesi rahat bir ortamda kendini bulan her yabancı; vatandaş, mülteci ya da “turist” olsun başkalarına da “gelin” diyor. Gelin “davetini” duyan herkes “Allah Allah” deyip akın akın geliyor ve böyle giderse yani AKP iktidarda kaldığı sürece gelmeye de devam edecek.

Yalnız Türkiye’ye değil KKTC’ne de.

350 bin nüfusu olan adanın kuzeyinde 40-50 bin Afrikalı olduğu söyleniyor. Bazıları öğrenci ama çoğunluğu belirsiz. Bazıları da hiçbir yerde görmediğim lüks arabalara biniyor. Bu da normal çünkü orası kumar, uyuşturucu, bahis, kara para aklama ve bilumum ilginç etkinliklerin rahatlıkla yaşandığı bir yer.

Bir bölümünü Sedat Peker anlatmıştı ama sokaktaki vatandaşlar çok daha fazlasını biliyor.

Hepsi de “Ankara istemezse burada kuş bile uçmaz” der.

Tercümesi:

AKP ne isterse o olur.

Mülteciler konusunda olduğu gibi.

Geriye bir kaç soru kalıyor:

Diyelim ki Suriyeli mültecilerin tümünü geri gönderdik bu durumda maaşları bile Ankara tarafından ödenen on binlerce silahlı militan ne olacak?

Diyelim ki Suriyeli olan bu tiplere bir çare bulundu peki yine sayıları on binlerce olduğu söylenen ve çoğunluğu yabancı (Çeçen, Uygur Türkü, Tunuslu, Suudi, Arnavut..) olan militanlar ne olacak?

Kimse almayacağına göre adamlar Türk vatandaşı olup sahillerde güneşlenip denize mi girecekler?

İnsanların sağını solunu çekip sosyal medya hesaplarında paylaşırlarsa kim ne yapacak?

Yazarlar

Elinizi tutan mı var
Hüsnü Mahalli