Her zaman söylüyoruz: Sermaye ürkektir, güvence ister.
Yeteri kadar güven olmayınca sermaye gelmediği gibi mevcutlar kaçmaya devam eder.
Bir ülkede güven olmayınca iş de yoktur, ekmek de!
Türkiye ekonomisinde yıkım 19 Mart 2025’te Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla meydana gelen “ŞOK”tan sonra başladı.
Enflasyon da yükseldi, faizler de...
Bunu izleyen dönemde “ŞOK”lar devam etti. TÜİK’in açıkladığı bastırılmış enflasyon rakamları bile hâlâ can yakmaya devam ediyor.
Bağımsız kuruluş ENAG’ın enflasyon rakamları TÜİK’in enflasyonundan çok daha yüksek. Türkiye’de ekonominin bir türlü düzelmemesinin ve halkın büyük sıkıntılar çekmeye devam etmesinin başlıca sebebi siyasetin yarattığı risklerdir.
Ülkede siyasetten uzak insanlar bile yarınlarından emin olamıyor!
Bir sabah şafakla beraber kimin kapısının çalınacağı, kimin gözaltına alınarak ters kelepçeyle götürüleceği belli değil!
Böyle bir ortamda ekonomi düzelir, yatırımlar artar, işsizlik azalır, insanlar refah ve huzura kavuşabilir mi?
Siyasetteki gergin hava yüzünden vatandaşların dertleri âdeta unutuldu!
Muhalefete yapılan her operasyon, ekonomiye indirilen bir darbe oluyor!
Türkiye bu ağır yükü daha ne kadar taşıyabilecek, kimse bilmiyor!