Hüsnü Mahalli
19 Haziran 2022

Dörtlü Masa


AKP’nin biri küçük diğeri daha küçük iki ortakla oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın masasında üç parti var.

CHP’nin başlangıçta İYİ Parti ile kurduğu ve belediye seçimlerinde HDP’nin desteklediği Millet İttifakı’nın masasında şimdi altı parti var ama HDP yok.

Önümüzdeki seçimlerde ne yapacağı belli olmayan HDP ise büyük olasılıkla iç ve dış gelişmeleri bekliyor. Belki de bunun için iktidarın Öcalan ile yeniden diyalog başlattığı konuşuluyor. Suriye’de Fırat’ın doğusunda ABD ve Batı destekli PYD/YPG’nin olası gelişmelerdeki konumu ayrı bir hesap!

MHP’nin tepkisini çekebilir ama Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP’yi Millet İttifakı’ndan uzak tutma çabası içinde. Geçtiğimiz seçimlerde Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkaran ve öncesinde Barış Süreci’nde Abdullah Öcalan’ın mektubunu Diyarbakır mitinginde okutturan İktidar hiç çekinmeden benzer yollara başvurabilir.

Şimdi HDP, PKK ve PYD/YPG’ye atıp tutan yandaş medyanın tetikçi silahşörleri sesini çıkarmaz ve daha önce yaptıkları gibi Öcalan’ı “Barışsever büyük stratejist” ilan ederler. Bir zamanlar Fetö’ya yaptıkları gibi.

Dönelim ittifaklara.

Cumhur ve Millet İttifaklarının dışında kalan ve başını İşçi Partisi’nin çektiği sol parti ve güçlerin ne yapacağı henüz belli değil.

Yeniden Rafah büyük olasılıkla Cumhur’a katılır.

Hüseyin Baş’ın lideri olduğu BTP Millet İttifakı’na yakın görünüyor.

Gelelim en önemli ve etkili İttifak’a:

Vatandaşın Dörtlü İttifak’ına.

Peki bu İttifak’ın masasında kimler var?

Benzin, Mazot, Otogaz ve Gaz yağı.

Bilumum motor yağları, antifriz suyu ve başkaları da bu İttifak’a katılmaya hazırlanıyor. Benzinle Motorin başı çekiyor ama diğerleri de fena değil.

Kamuoyu yoklamalarına bakılmaksızın bu İttifak ilk seçimlerde kesin % 80 oy alır. ‘Yüzde seksen’ diyorum çünkü Cumhur İttifakı’na oy ve gönül verenler yandaş medyanın da “doğal gazıyla” şişirildiği için arabalarına her zaman 50 liralık yakıt alıyor ve motorun yağını değiştirmiyor. Onun için de motor sürekli hararet yapıyor, yakıtı bitince yollarda kalıyor ve bundan dolayı da dış güçler suçlanıyor.

Adamlar haklı çünkü yerli tohumu yasaklayan, İsrail’den GDO’lu tohum satın alan, Bulgaristan ve Ukrayna’dan saman ve Sırbistan’dan et ithal eden,

su kaynaklarını kurutup ormanlarla birlikte talan eden, akıl almaz yolsuzlukları yapan ve hayal gücünü bile zorlayan karanlık işler çevirenlerin hepsi dış güçlerin adamı.

Suudi Prens Muhammed Bin Selman gibi.

Beyefendi Çarşamba günü Ankara’ya geliyor.

28 Nisan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Cidde’ye gidip Prens Hazretleri’ne sarılıp kucaklayınca o da dayanamayıp “bari ben de Ankara’ya gidip ona sarılayım” demiştir.

Kaşıkçı cinayeti dosyası kapandığına göre günde bir milyar dolarlık petrol satan Bin Selman artık yeni kankimiz.

Yahu bu nasıl bir dünya!

Adama söylemediğimizi bırakmamıştık ama ayağına gidip öpüşüp koklaşıyoruz. Aynı şeyi BAE Başkanı Muhammed Bin Zayid ve İsrail Cumhurbaşkanı Herzog için yaptık. Sırada Sisi var ama o da biraz nazlanıyor.

Hepsi de ülkemize saldıran, ihanet eden ve düşmanca davranan ‘dış güçler’in ta kendisi!

Elbette Rahip Brunson ve gazeteci Deniz Yücel’i bir twit ya da telefonla bıraktıran Trump ve Merkel’i unutmayalım ya da unutalım çünkü anlamak istemeyenler kendi hayal dünyalarında yaşıyor ya da Goebbels’in taktikleriyle yaşatılıyor. Onların dünyasında insan aklının kavrayamayacağı ve değişmesi pek olası olmayan saplantılar var. Bu saplantıların nedeni de kesin dış güçlerdir!. Adamlar bizim coğrafyada yani Müslümanların yaşadığı topraklarda cehalet, yoksulluk ve bağnaz dinsel saplantıları yaydıkça yayıyorlar.

Sonrası zaten çok kolay!

Son on yılda Türkiye ve bölgemizde yaşananlar her şeyi kanıtlıyor.

Tek umudumuz Dörtlü Masa!

 

Yazarlar

Dörtlü Masa
Hüsnü Mahalli