Ahmet Takan
5 Ocak 2022

Dikkat!.. TÜİK, Türkiye’nin nüfusunu da açıklayacak…


Tencerenin kaynaması kadar önemli!.

SANDIK GÜVENLİĞİ… Hem öncesi hem de sonrası ile…

Saraya bağımlı çalışan TÜİK’i gerçek enflasyon rakamlarını, gerçek işsizlikleri rakamlarını açıklamıyor diye eleştiriyoruz. Yerden göğe kadar da haklıyız. Ancak, TÜİK sadece tencereyi etkileyen rakamları açıklamıyor. Her yeni yılda bir önceki yılın “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları”nı açıklıyor. Yani; Türkiye’nin nüfusunu…

Nerelerden nereye mi geldim?.

Sağlıklı bir seçim için sağlıklı nüfus verilerinin ne kadar önemli olduğuna kim itiraz edebilir?..

Bakın!.. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri sığınmacılar. Ve, saray iktidarının bugüne kadar ne kadar sığınmacıya Türk vatandaşlığı verdiği net olarak bilenemiyor. TÜİK’de her sene açıkladığı Türkiye nüfusuna ne kadar yabancı dahil edildiğini açıklamıyor. Topu, Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü’ne atıyor. Onlarda kapalı kutu!.. 2021’de Türkiye’de bulunan yabancılara verilen vatandaşlık sayıları ile ilgili TÜİK’de konuşulanlardan kulağıma kötü iddialar geliyor. Önümüzdeki aylarda TÜİK’in Türkiye’nin 2021 nüfusunu açıklaması bekleniyor. Diyeceğim o ki; baskın seçim kokularının yayıldığı bugünlerde, muhalefet bu konuda çok uyanık olmalı. Türkiye’de kaç milyon yabancıya vatandaşlık hakkı verildiğinin sıkı bir şekilde peşine düşmeli.

Bilmem anlatabildim mi!..

★★★

“Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder” der büyüklerimiz… Önceki gün akşam saatlerinde emekli ve memura yapılacak maaş zammına pür dikkat kesildik. Ek zam beklerken havayı aldık!.. Kendi payıma düşeni ifade edeyim; enflasyon farkının yansıtılmasıyla emekli maaşım ancak asgari ücreti yakalayacak. Kendisi de emekli olan bir dostumla dün dertleşiyorduk, “Aylık ödediğim faturalara bakıyorum, bu ay daha da katlayacak. Aldığım zam devede kulak bile değil” dedi. Sonra da –ekonomi uzmanı olmadığı halde- şu yorumu yaptı:

“Dikkat edersen, iktidarın ekonomi politikaları artık yıllık falan hiç değil, aylık da değil. Son bir iki ayda haftalık, son bir iki haftada da günler içinde değişir hatta iflas eder hale geldi. Şunu yapacağız deyip de yapabildikleri bir şey var mı? Yok. Çıkan sonuca göre yeni bir hikaye yazıyorlar. Ama hikayeyi anlatamadan yeni hikaye uydurmak zorunda kalıyorlar.

Faizi indirip sıfırlayacağız dediler. Sonra düşük faiz dediler. Merkez Bankası politika faizi haricinde inen faiz yok, olmadığı gibi diğer bütün faizler çıkıyor.

Ben, ekonomiyi insanların damarlarında dolaşan kan gibi görüyorum. İşte bu kan enfekte olmuş durumda ve bütün vücuda organlara yayılmış durumda. Ve teşhis yanlış olduğu için de enfeksiyon düşmüyor, artıyor. Çoklu organ yetmezliğine gidiyor. Sahte doktorun elinde kaldık. Yoksa bu enfeksiyonu düşürmek mümkün. Türkiye bunu 1970’lerde, 1994’te, 2001’de yaşadı. Ve başardı.”

★★★

Saray iktidarı içindeki kliklerin kapışması giderek şiddetleniyor…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin dünkü Meclis grup toplantısında yine açtı ağzını yumdu gözünü. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görevden alınması isteğini yineledi. Ekrem İmamoğlu’nu vesile ederek, AKP’nin ağır toplarına saydırdı. Kısaca bir hatırlatalım;

– Bahçeli, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, “Bu şekliyle giderse, Ekrem Bey önümüzdeki seçim İstanbul’a belediye başkanı olmak isterse hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan, emin olun yüzde 50’nin üstünde gelir” sözlerine , “Özel teşebbüsten dolayı endişeli olduğunu söyleyen, sürecin İmamoğlu’nun adaylığını yükselttiğini söyleyen sulu gözlü siyasetçi sana soruyorum, siyasete devam etmek için CHP’de yer mi yapıyorsun? Kaybettiğin itibarını Halk TV’de mi arıyorsun?” diye sordu.

– Bahçeli, açıklamasında AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’u da hedef tahtasına oturttu. Numan Kurtulmuş, şu sözler ile Bahçeli’nin şimşeklerini üzerine çekmişti:

“Türkiye terörle mücadele ediyorsa dağda, şehirde ve aynı şekilde kamu kurum ve kuruluşlarda da bu mücadeleyi yapar. TSK’da, Emniyet’te bazı FETÖ artıklarıyla ilgili soruşturmalar yürütülüyor, kimse ‘nereden çıktı bu soruşturma’ demiyor. Mücadeleyi sürekli yaparsınız. Aynı mantıkla devam edersek TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya karşı tavrını mı ortaya koyar. Hayır, terörle mücadelede bir süreklilik vardır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda operasyon yapılırsa bakanlığı mı suçluyoruz? Bunlar ayıklamanın devletin bir gereğidir.”

Devlet Bahçeli, dün de Numan Kurtulmuş’a  “Bununla iktifa etmeyip, ‘TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya tavrını mı ortaya koyar’ sorusuyla teftiş sürecini baltalamak isteyen, dönemin Genelkurmay Başkanı’nı, bugünün Milli Savunma Bakanı’nı töhmet altında bırakan saygıdeğer siyasetçi, senin varmak istediğin yer neresi, yapmak istediğin nedir?” diye sordu.

★★★

Herhalde yakın siyaset tarihimizde böyle bir örnek yok. Siyasi nezaket gereğidir; bırakın iktidar ortaklarının birbirlerinin iç işlerine laf etmesini, muhalif olan partiler bile diğer partinin iç işlerine karışmaya imtina ederlerdi. Devlet Bahçeli, işi o kadar ileri götürdü ki, Tayyip Erdoğan’ın genel başkanlık ettiği partideki vekiline ayar veriyor. Bahçeli, “Hükümet ortağı değiliz, Cumhur İttifakı’nın parçasıyız” dediğini unutup kendisini inkar edercesine, iktidarın iç işlerine karışıyor. Devlet Bahçeli, kendi partisi için bile harcamadığı mesaiyi AKP için harcıyor. Acaba niye?..

★★★

Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Dikkat!.. TÜİK, Türkiye’nin nüfusunu da açıklayacak…
Ahmet Takan