Memduh Bayraktaroğlu
29 Şubat 2020

DEVLETLER NEDEN SAVAŞIR? SAVAŞ SORUNLARI ÇÖZER Mİ?..


Yıl 1846…

Kanada, İngiltere Krallığı’na bağlı…

Amerika Birleşik Devletleri, 1776 da bağımsızlık kazanmış ama henüz bugünkü sınırlarına ulaşamamış…

Mesela California o günlerde Meksika’nın toprakları

15 Haziran 1846’da İngiltere Birleşik Krallığı ile ABD bir anlaşma yaparak aralarındaki sınırı belirlediler…

Unutmuş olmalıydılar ki San Juan Adaları’nın hangi tarafta kalacağını antlaşmaya koymamışlardı.

Buna rağmen İngilizler ve Amerikalılar adada barış ve huzur içinde yaşıyorlardı…

Ne mezhep farklılıkları umurlarındaydı ne de farklı devletlerin vatandaşı olmaları…

Ama bir gün…

İngiliz vatandaşı zengin ve saygın bir iş adamının çok sevdiği domuzu…

En az kendisi kadar varlıklı ve saygın bir Amerikan vatandaşının patates tarlasına girdi…

O çamurlu topraklarda fazla oynaşıp çok sayıda patatesi de toprağın üstüne çıkarıp atınca, Amerikalı iş adamı hemen silahını aldı ve İngiliz iş adamının çok sevdiği domuzunu yere serdi…

O kadarla da bırakmadı…

Bir güzel pişirip yedi…

İngiliz iş adamı domuzunu vuran Amerikalı iş adamını İngiliz makamlarına şikâyet etti…

Ve Amerikalı iş adamı tutuklandı

Durumu öğrenen Amerikalılar adaya askeri birlik gönderdiler.

Bunu haber alan İngilizler de ada sahillerinden görünecek şekilde 5 savaş gemisi yolladılar…

Az daha iki ülke arasında çok önemli(!) bir “Patates/domuz savaşı” çıkacaktı ki…

Devlet adamı aklı devreye girdi…

Diplomatlar görevlendirildi…

Siyasetçilerin ellerinde körüklerle koştukları yangın, diplomatların arozözleriyle söndürüldü

Bir süre sonra yapılan bir başka anlaşmayla da San Juan Adaları ABD’nin mülkiyetine geçirildi…

Ne yani?..

Savaşların bundan daha farklı nedenlerden çıktığını mı sanıyorsunuz?..

Yahuuu…

Siyasetçiler burnunu sokmasa ve haliyle askerler de demokratik hiyerarşi gereği emirleri yerine getirmese inanın dünyada savaş olmaz…

NOT:

İdlib’de kahpece şehit edilen Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet; yakınlarına, sevenlerine ve tüm ulusumuza baş sağlığı diliyorum.

LİDER DEVLET ADAMI

Türkiye bugün her zamankinden daha güçlü bir liderliğe ihtiyaç duyuyor.

İhtiyaç duyduğumuz liderin en güçlü özelliği ise “düşmanla bile” sakin bir üslupla iletişim kurma becerisine sahip olması…

Ve fakat…

Ve ne yazık ki…

Bu özellik Erdoğan’da hiç yok.

Diğer devlet başkanları, başbakanlar ve gazetecilerle iletişim kuramadığı için ülkemiz bu cendereye sıkıştı kaldı…

Ekonomiden sonra dış politikada da felaketin eşiğinde olmamızın sebebi, Erdoğan’ın sezgileri ve öngörülerinin olmayışı…

Oysa bu iki haslet bir politikacının “Lider Devlet Adamı” olabilmesi için en önemli iki şart…

Bu iki yetenek, bir liderin aldatılmasını önleyeceği için çok değerli…

Erdoğan kolay aldatıldığı için sorun çözemediği gibi sürekli sorun yarattı ve her yarattığı sorunun da bir mütemmimi haline geldi…

Umarım hatalarını artık anlamıştır ve…

Ülke ve ulus için siyasi hayatının en radikal kararını alır…

EN ÇOK İSTEDİĞİM ŞEY:

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın (bu defa) bütün Türk ulusunun cumhurbaşkanı olduğunu hatırlaması…

Ortamı daha da gerecek demeçler vermekten kaçınması…

Öfkesini mutlaka kontrolü altına alması…

Eğer Erdoğan alışıldık öfkesiyle hareket eder ve karar alırsa…

Yakın çevresinde “Yanlış yapıyorsunuz” diyebilecek yürekte hiç kimse olmadığı için, yakın tehlikenin daha da büyümesinden başka hiçbir işe yaramaz…

ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURUYOR

Devlet aklı bugünlerde Erdoğan’ın tüm karar sürecini yakından izlemeli.

Tek başına alıp uygulanmasını isteyebileceği her kararını gözden geçirmeli…

Bu zaten demokrasinin ve anayasamızın da gereği…

Bu saatten itibaren Erdoğan’ın sağlıklı karar alabilmesi için mutlaka uzmanlarla ve siyasilerle istişare yapması gerekir…

Zira bugüne kadar, uluslararası ve ulusal bütün sorunları öfke ve yüksek sesle çözmeye kalktı.

Son günlerdeki şehitlerimiz de onun bu öfkeli ve sakin düşünemeyişinin sonucu…

ÇOK DEĞERLİ BİR GÖRÜŞME…

Erdoğan, Putin ile telefonda görüşmüş…

(Bence) İyi yapmış…

Eğer Bahçeli’yi dinleseydi şu anda Ruslar belki de pek çok kentimizi, havaalanlarımızı, yollarımızı ve askeri depolarımızı bombalıyor olacaktı…

Karşılıklı sertleşerek…

Karşılıklı  “Şehitlerimizin kanları yerde kalmayacak” diyerek uzlaşma da barış da sağlanamaz…

O nedenle Erdoğan’ın Putin’le görüşmesini çok değerli buluyorum…

Yazarlar

DEVLETLER NEDEN SAVAŞIR? SAVAŞ SORUNLARI ÇÖZER Mİ?..
Memduh Bayraktaroğlu