Memduh Bayraktaroğlu
6 Ağustos 2020

Demirel merhum da politikacıydı ama… Zamanı geldiğinde siyasi risk alabiliyordu…


Yıl 1980…

Süleyman Demirel, AP azınlık hükümetinin başbakanı…

Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal, DPT müsteşarlığını ise vekâleten yürütüyor…

24 Ocak kararları yürürlüğe konmuş…

IMF az da olsa Türkiye ekonomisini kredilendirerek nefes almasını sağlamış ancak…

Olağanüstüden öte bir para darlığı var piyasalarda…

Ve ne halk nefes alabiliyor…

Ne iş dünyası…

Demirel’in umurunda bile değil…

Çünkü…

Ve biliyor ki…

Siyaseti ön plâna alır, erken seçim için uğraşırsa, bu defa devlet de ekonomi de çökecek…

“Devam” emri veriyor ekonomiyi yöneten Özal’a…

Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı enflasyon oranları eksi (-) çıkıyor…

Güzel haber ama…

IMF için güzel…

Bu güzel habere sevinen sayısı “yok” denilecek kadar az…

Diğer tarafta; solcu – sağcı gençlerin silahlı çatışmaları sürüyor…

Gençlerin birbirlerini öldürmedikleri tek gün yok neredeyse…

Yani adeta gizli bir el…

Demirel’in hem de azınlık hükümetiyle başarmasını istemiyor gibi…

Ağustos ayı enflasyonunun da eksi çıkmasından sadece bir hafta sonra olan oluyor…

KENDİ KENDİMİZE YETEBİLİYORDUK…

12 Eylül 1980 sabahı uyandığımızda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “idareye el koyduğunu” öğreniyoruz…

Her saat başı siyah – beyaz televizyonlarımızdan darbenin bir numarası Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in, idareye neden el koyduklarına dair gerekçelerini dinliyoruz…

Halkın en az %90’ı “Şükürler olsun… Artık çocuklarımız ölmeyecek, sokaklara rahatlıkla çıkacak, dükkanlarımızı korkmadan açabileceğiz” diyerek generallere dua ediyor…

Ancak…

O kan deryası dönemde…

Üretimin tüketimi karşılayabilme oranının çok düşük…

İthalât imkânının ise sadece petrol türevi ürünler için yeterli olduğu dönemde bile…

Enflasyon eksi çıkıyordu…

Çünkü…

Yaz aylarıydı…

Türkiye kendi kendine yetebilen çok az sayıda ülkeden biriydi…

EKONOMİ AĞIR HASTA

Yıl 2020…

12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden kırk yıl geçti…

Türkiye artık kendi kendine yetemiyor…

Haziran ayı enflasyon oranı ve hem de pandemi dönemi olmasına rağmen %1.13

Temmuz enflasyon oranı ise %0,58…

Halk TÜİK’in açıklamalarına inanmıyor…

Aylık enflasyonun %5 olduğunu savunanlar bile var…

Ve bu olumsuz tablolar net olarak ortadayken…

Birilerinin çıkıp da:

“Ekonomide olağanüstü güzel gelişmeler oluyor” demesi aymazlıktan başka bir şey değil…

Unutulmasın ki…

Ölüme en yakın kişi…

Hastalığının farkında olmayan kişidir…

ALMANYA’YI SİZ YÖNETSENİZ?..

Haber şöyle:

“Türkiye’ye tatile gidip Almanya’ya dönen gurbetçilerin binde yirmi beşinde korona virüsü tespit edildi…”.

Kendinizi bir an için Almanya’yı yönetenlerin yerine koyun…

Vaka sayısı standardınız on binde beş…

Ve fakat…

Türkiye’den gelenlerdeki vaka sayısı, sizin standardınızın tam 50 katı olsun…

Ne yaparsınız?..

Öyle bir durumda siz ne yaparsanız, Almanya’yı yönetenler de onu yapıyor…

Ve…

Türk Müslüman’ı olmayan Alman yurttaşlarına “Türkiye’ye gitmeyin” diyor…

Türkiye’ye ille de gitmek isteyen Türk Müslüman’ı vatandaşlarını da geri döndüklerinde hava limanında karantinaya alıyor…

Testten geçiriyor…

Virüs kapanları hastaneye götürüp, diğerlerini evlerine gönderiyor…

NE KALKINMA VAR NE BÜYÜME…

Türkiye’de siyaset ve iktidara destek veren medya, sağlıkta ve ekonomide yaşadığımız acı gerçekleri kabullenmek yerine, hamaset yapıyor…

Korku ve düşmanlık üzerinden siyaset üretiyor…

“Almanlar bizi kıskandıkları için turist göndermiyor…”.

“Yunanlılar bize düşman… Kurtuluş Savaşı’nda kıçlarına yedikleri tekmenin acısını çıkarmak istiyorlar…”.

Yani canlarım..

Enerjimizi, insani gelişmemiz ve ekonomik büyümemiz için harcayacağımıza…

İçerideki seçmenlerimizi korkutmak amacıyla düşmanlar yaratmak için harcıyoruz…

Ne insani gelişimimizi sağlayabiliyoruz…

Ne ekonomimizi büyütebiliyoruz…

YORUM YOK…

Ekonomi profesörü Seyfettin Gürsel’in ekonomik öngörüsü:

“Salgınla birlikte iş gücü piyasalarında bir tsunami yaşandı, vatandaşın 2019’daki gelir düzeyini yakalaması en az iki yıl sürecektir…”.

Yazıyı bitirmek üzereyim…

Saat: 11.31…

1 Dolar = 7.0175 TL…

Yazarlar

Demirel merhum da politikacıydı ama… Zamanı geldiğinde siyasi risk alabiliyordu…
Memduh Bayraktaroğlu