Ümit Zileli
25 Ağustos 2021

Cüret etmeye karar verdim!..


AKP’li Cumhurbaşkanı, dün partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu ve aynen şöyle dedi:

Birileri çıkıp “19 yılda ne yaptınız?” diyecek cüreti gösterebiliyor…

Sahiden de ayıp! Bu iktidar 19 yıl olduğu yerde “lök” gibi otursa bile bir şeyler yapar yani, değil mi? AKP Genel Başkanı da onu söyledi zaten, “Bazen kendi başarılarımızı kendimiz dahi unutabiliyoruz” dedi, “kimi zaman da birileri Türkiye’yi batırdınız, bitirdiniz diyecek kadar gerçeği çarpıtıyor” bile dedi, daha ne desin? Böyle olunca ne olması gerekiyordu peki? Onu da söyledi:

En güzel cevap, 19 yılda yaptıklarımızı anlatmaktır!

İşte bu! Kendisi de öyle yaptı zaten; Türkiye’ye AKP iktidarı öncesindeki 80 yılın 10 katı kadar çağ atlattıklarını anlattı mesela… Merkez Bankası’nın döviz rezervinin 109 milyar dolar olduğunu önümüzdeki günlerde 115 milyar dolara çıkacağını da söyledi. Gerçi “128 milyar nerede?” soruları, “Merkez Bankası 45-60 milyar dolar ekside” söylemleri askıda duruyor ama en yetkili ağız da bunları söyledi 24 saat önce!

Sonra üniversitelerimiz anlattı, övdü, övündü. İşte söyledikleri:

İktidara geldiğimizde 76 olan üniversite sayımız 207’ye, 70 bin olan akademik personel sayımız 181 bine ve 1.5 milyon olan üniversite öğrencisi sayımız ise 8 milyona ulaştı…

Sonra 17 şehir hastanesi ile sağlığa yapılan büyük katkıyı anlattı. Uzay Ajansı’nı kurduklarını ve faaliyetlerine başladığını belirtti. Yerli arabanın 2023’te yollarda olacağını bile söyledi, daha ne söylesin birader… İyi güzel de konuşmasının başında işaret ettiği “cüretkarlar” öyle demiyor!

Belgeler, raporlar, soru önergeleri, uzmanlar tam tersini söylüyor!

80 yıllık borcun tam yedi katı!..

Öncelikle dış ve iç borç toplamına bakalım…

CHP TBMM Grubu’nun ekonomi raporunda AKP iktidarının kendisinden önceki 80 yıllık borcun tam 7 katını biriktirme başarısı gösterdiğini rakamlarla ortaya koydu! Dış borçların tamamının, iç borçların ise yüzde 27’sinin döviz cinsinden alındığına ve bunun büyük bir kur riski getirdiğine de dikkat çekildi! Gelelim borlardaki baş döndürücü artışa:

Hazine’nin iç ve dış borç toplamı AKP’nin iktidara geldiği 202 yılında 243.1 dolar seviyesindeydi. 19 yıllık AKP döneminde borçlarda 1 trilyon 789 milyar TL oranında artış yaşandı!

Bu ne anlama geliyor peki? Borç stoku 8 katına çıkmış anlamına geliyor. Diğer bir deyişle de bu iktidar geçmiş 80 yılı yediye katlamış anlamına geliyor!..

Bitmedi; rapora göre AKP döneminde bütçeden ödenen faizin toplamı ise 1 trilyon 180 milyar liraya ulaşmış bulunuyor!.. Daha iyi anlaşılabilecek şekilde izah edeyim:

Önceki gün memura reva görülen 5+7 “Sefalet zammı” işte bu tablodan kaynaklanıyor!..

İşsiz üniversiteliler hasta garantili hastaneler!..

Şu çok övündükleri üniversitelere bakalım şimdi… Sorular gayet basit:

76’dan 207’ye çıkan üniversitelerimizden hangisi uluslararası alanda bir başarıya imza atmış?

Hemen izah edeyim, hiçbiri! Çoğunluğunun bırakın “üniversite” düzeyini, yüksek okul düzeyini bile karşılamadığı bir zavallı gerçek olarak ortada duruyor! Hangi üniversitelerimiz dünyadaki ilk bin üniversite arasında derseniz eskiden olanlar bile eğitim düzeysizliği nedeniyle liste dışı! Şu an o listenin sonlarında bir ya da iki “eski üniversite” bulunuyor!

Bu üniversitelerden mezun olan kaç öğrenci kendi alanında bir iş bulabiliyor?

Ne yazık ki çok, çok, çok az! Üniversiteli gençlerin büyük çoğunluğu ya işsiz ya da mesleğiyle hiç ilgisi bulunmayan işlerde çalışmaya çalışıyor! Her 4 öğrenciden 3’ü hayata umutsuzluk içinde bakıyor!

Eğer bu iktidar, “imam hatipleri ihya edeceğiz” mantığı yerine teknik okullara ağırlık verseydi ülke bu sefil tabloya düşmeyecekti! Almanya’da yüzde 60’lara dayanan teknik eğitimin Türkiye’deki oranını belirteyim, hep beraber ağlayalım: Yüzde 6!..

Gelelim “sağlık sisteminin medar-ı iftiharı” dedikleri Şehir Hastaneleri gerçeğine. Öncelikle bu hastanelerin adını değiştirip “Şehir dışı Hastaneleri” demek gerek, çünkü ezici çoğunluğu kentlerin epey dışında!.. Gerçekler ise şöyle:

Bu hastaneler de tıpkı otoyollar, köprüler gibi “Yap-işlet-devret” modeline göre yapıldı. Dünya tarihinde yeni bir model olarak da bu hastanelere “hasta garantisi” verildi, iyi mi! Tıpkı köprülerden, otoyollarda geçen araç garantisi gibi; hasta gelse de gelmese de bunlara parası hem de avuç avuç ödeniyor!

-Bir tane şehir hastanesinin parasıyla tam 10 tane tam donanımlı devlet hastanesi yapılabileceğini ise bu işin uzmanları defalarca açıkladı!

Şu “Uzay Ajansı”, “Yerli araba” safsatasına ise hiç girmeyeyim; ne benim yazacak halim kaldı ne de sizin okumaya mecaliniz…

Bu kadar acı acı gülmek yeter!..

 

Yazarlar

Cüret etmeye karar verdim!..
Ümit Zileli