Ahmet TAKAN
19 Haziran 2020

Çöplükten medet umanlar!..


Ankara’da hava kurşun gibi ağır!..

Yok!.. Bir süredir her gün delicesine yağan yağmurdan, sel akan sokak ve caddelerden, parçalanan asfaltlardan, içine düşerseniz sakat kalabileceğiniz çukurlardan bahsetmeyeceğim…

İyice bunaltıyorlar… Yeni rejimin basınç oranlarını yükseltiyorlar… Korku salmaktan da öteye geçtiler… Saldırıp sindirmek için her platformu pervasızca kullanmaktan hiç çekinmiyorlar. Legal, illegal tüm aparatları bir yol bulup emirleri altına almışlar… Dövüyorlar da dövüyorlar… Anlamsız bir soru olacak ama; Kimleri?… Cevap: Kendinden olmayanları… Kendinden olmayıp da bir türlü onlara biat etmeyenleri… Doğruyu söyleyenleri, yanlışları gösterenleri… “Hak” diyenleri…”Adalet” diyenleri”…” Haram bu olmaz” diyenleri… “Zulüm var” diyenleri… “Demokrasi” diyenleri… “Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü” diyenleri…“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” diyenleri…

Çook geriye gitmeden filmi geriye saralım;

İşlerine gelmeyen gazetecileri tutuklayıp kodese tıktılar.

Darbe tartışmasını ustaca toplumun kılcal damarlarına şırınga ettiler. Ahali, can derdine düştüğü Covid-19’u bile neredeyse unutma aşamasına geldi.

Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğini düşürdüler.

Bir posta daha gazeteci tutuklaması daha yaptılar.

Hala, amacı sadece habercilik yapmak, doğru bilgileri kamuoyuna ulaştırmaktan başka işi olmayan gazetecileri tehdit ediyorlar. Sadece doğru haberle yatıp doğru haberle kalkan SÖZCÜ’den Saygı abi de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tehditleri ile hedef tahtasına oturtuldu. Sırada kimler var?.. Paşa gönüllerinden kim geçerse!..

Hatırlayın:

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, katıldığı bir televizyon programında FETÖ’nün siyasi ayağına ilişkin bir soru üzerine, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan düzenleme için, “26 Haziran 2009’da bu iki konuyu içeren kanun teklifini kim hazırladı? Ben bilmiyorum. ‘Araştırsınlar’ diyorum. Ben bir ipucu veriyorum. Bu kanun teklifinin FETÖ’nün emriyle, direktifiyle hazırlandığını düşünüyorum. Çünkü ikisinde de FETÖ komplolarıyla bağlantılı bir olayla karşı karşıyayız” demişti. Başbuğ’a yanıt veren  AKP Genel Başkanı Erdoğan ise, “Bu boru göstermeye benzemez, parlamentonun hukuku boru ile sindirilemez” diye tepki gösterip, AKP’lileri suç duyurusunda bulunmaya davet etmişti. 2009’daki yasa teklifinin altında imzası bulunan AKP milletvekilleri Bekir Bozdağ, Ahmet Aydın, Mustafa Elitaş, Mehmet Ceylan, Ahmet Müfit Doğan ve Yahya Doğan, 7 Şubat tarihinde avukatları aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Dilekçede, Başbuğ hakkında “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçundan soruşturma yapılarak dava açılması istenmişti.

Başbuğ’un katıldığı yayının görüntülerini RTÜK’ten temin eden ve bilirkişi aracılığıyla yazıya döktüren Ankara Başsavcılığı, ikinci hamle olarak Başbuğ’un ifadesinin alınmasına karar vermişti. Başsavcılık, bunun için İstanbul Anadolu Başsavcılığı’na bir talimat yazısı göndermişti.

İlker Başbuğ, Anadolu Adalet Sarayı’nda verdiği ifadesinde ,”30 Ağustos 2010’da emekli oldum. 6 Ocak 2012’de tutuklandım. 5 Ağustos 2013’te FETÖ mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldım. Eğer o gün, Türkiye’de idam cezası kalkmamış olsaydı, bugün aranızda, hayatta olmayabilirdim. Yargıtay’ın kararı ve yeniden yargılanma neticesinde iddia edilen ‘Ergenekon Davası’ tarihin çöplüğüne atıldı. 26 ay Silivri’de cezaevinde tutuldum, hürriyetim elimden alındı” demişti.

Ankara’da hava kurşun gibi ağır!..

İktidar partisi AKP’nin milletvekilleri bu olup bitenlere alkış tutuyor. “Biz Ergenekon’u bulmuştuk ama bunu FETÖ sulandırdı” diyenlere çokça rastlar hale geldik.

Ne manaya mı geliyor?..

Kâhin değilim. Ancak çok net ifade etmek isterim;

Tekrar başa mı dönüyoruz?..

Madem, Ergenekon’u bulmuştunuz ve FETÖ de bunu sulandırmıştı neden vaktiyle TBMM’de kurulan FETÖ Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını engellediniz? Güç
bela, komisyondan çıkan FETÖ raporunu neden bastırıp Genel Kurul’a getirmediniz? Neden buhar ettiniz?..

Eğer, rapor kaybolduysa, bulamıyorsanız ve de çok samimi iseniz;  Meclis’te kurun bir FETÖ Araştırma  Komisyonu daha… Ve hatta kapsamını da genişletin; FETÖ ve Ergenekon Araştırma Komisyonu olsun yeni adı. Tanıklar gelsin, belgeler gelsin… Ne olmuş?.. Ergenekon dahi “kumpas “ dediğiniz davalar sulandırılmış mı sulandırılmamış mı?.. Hala, memlekette FETÖ’cüler mi yoksa Ergenekon’cular mı veya benzer yapılar mı hüküm sürüyor?..  Görsün millet gerçeği…

Ankara’da hava kurşun gibi ağır!..

İlker Başbuğ’un dediği gibi, “Ergenekon davası tarihin çöplüğüne atıldı“ mı?..

Hava durumu öyle demiyor!..

Metotlar benzer.. Senaryolar tıpkısının aynısı… Tehdit… Şantaj… Sopa… Hayat karatma…

İnşallah bir daha “aldatılmışız” demezsiniz!..

Yazarlar

Çöplükten medet umanlar!..
Ahmet TAKAN