Can Ataklı
3 Ocak 2021

CHP’deki türbanlı kadın vitrin süsü ise AKP’dekiler ne oluyor?


ACAİP YAZILAR

CHP’deki türbanlı kadın vitrin süsü ise AKP’dekiler ne oluyor?

Metro hattı açılışına katılan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında, bu tür törenlerde görmeye çok alıştığımız gibi yine bir türbanlı kadın vardı.

Tetikçi gazetecilerden birinin aklına nedense şimdi gelmiş olmalı ki, bu klasik görüntü ve cuma namazından çıkan AKP Genel Başkanı’na, “Bay Kemal’in yanında neden bir türbanlı kadın durduğunu” sordu.

AKP Genel Başkanı da “Bay Kemal yanına iki tane başörtülü alıp da bununla milleti aldatma sürecini de bıraksın. Milleti aldatamazsınız. Geçti o günler. Yanına 2 değil, 20 tane başörtülü koysan da senin ne olduğunu biliyorlar” cevabını verdi.

Medya işlerini düzenleyen saray danışmanı zat, namaz çıkışlarına “promter” koymayı pek ihmal etmiyordu ama bu kez unuttu herhalde ki, Erdoğan da böyle başına sıkıntı yaratacak bir açıklama yaptı.

Erdoğan yine önceden hazırlanmamış bir konuşma yapınca, tuhaf bir şey söylemiş duruma düştü.

Öyle ya türban türbandır, AKP Genel Başkanı’nın yanında durursa iyi, CHP Genel Başkanı’nın yanında durursa kötü olabilir mi?

Erdoğan’ın düşüncesine göre, “türbanın iyi ve kötü hali” varmış demek.

Tabii, işin şakası bir yana Erdoğan, “kendinden olmayan birini yanında tutmayı, karşı taraftan oy devşirme planı olarak” görüyor anlaşılan.

Diyor ki, “Eyyy cehape, senin dinle imanla bir işin yok. Türbanlı tutuyorsan yanında, bu sadece bizden oy çalacağını zannettiğin içindir ama avucunu yalarsın.”

Öyle de olsa bu laf yine de yanlış.

Çünkü bu durumda Erdoğan’ın yanında tuttuğu, kendinden olmayan kişiler de vitrin süsü mü oluyor?

Örneğin türban söz konusu olunca hemen açıklama yapan eski bakan, şimdinin parti sözcüsü vitrin süsü müdür? Eli kadehe değmiş midir bugüne kadar, yoksa şimdi takıyye mi yapmaktadır?

Prag’a büyükelçi yaptığı 17-25 Aralıkçı, bakaracı makaracı kişi, sosyete davetlerinde kırmızı şarabını yudumladığı için mi yanındadır Erdoğan’ın, yoksa mostralık mı konmuştur oraya?

Okulunda temizlik görevlilerine bile türban izni vermeyen Milli Eğitim Bakanı vitrin süsü olarak düşünülebilir mi?

Bakan olduğunu elindeki kadehten bir yudum alırken öğrenen Turizm Bakanı, Erdoğan’ın hangi amaçla yanında tuttuğu bir kişidir?

Başı açık olan Ticaret Bakanı ideal bir vitrin süsü olarak değerlendirilebilir mi?

Bırakın namaz kıymayı, abdest almasını bile bilmediğini açıkladığınız ekonomi danışmanınız yanınızda hidayete mi erdi, yoksa muhaliflerden oy devşirebilmek için mi öne çıkarıyorsunuz?

Daha o kadar çok ki AKP’deki Erdoğan’ın tanımına göre, “vitrin süsü” olarak değerlendirilecek isim.

Artık herkes listeye kendi aklına geleni eklesin.

Bir minik soru da Kemal Kılıçdaroğlu’na yöneltmek isterim; “Her yerde yanınızda ille bir türbanlı olması, ne kadar demokrat olduğunuzu göstermek için midir yoksa AKP’den de oy alabilmek için mi? Cevap ikinci şıksa gerçekten inanıyor musunuz buna?”

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

“Amanın da sağlığa ne kadar duyarlılar” dedikten 30 dakika sonraki durum

Sosyal medyada dolayan bir fotoğrafa hem çok güldüm hem de durup düşündüm.

Hesapta herkes “maske-mesafe-temizlik” konusuna çok önem veriyor.

Öyle ki; devletin polisi, jandarması üç-beş kişinin bir araya geldiğini öğrenince baskın bile düzenliyor.

İşte sosyal medyadaki örnekte görülüyor.

Havaalanına gitmişsiniz, chek-in sırasında mesafeye çok dikkat ediliyor.

Ama bundan sadece yarım saat sonra uçağa binip yerinize oturuyorsunuz ve mesafe olayı bitmiş gitmiş.

Hatta öyle ki, bazı havayolları (bizde de dünyada da) sadece 9 yolcu fazla alabilmek için, sıra aralarını da daraltıyorlar. Böylelikle mesafe tamamen kaybolmuş oluyor.

ÇOK GÜLDÜM

Yeni yılın ilk pazarı için üç fıkramız var

BESLENME ÖNEMLİ…

Hastanede yatan adam, bütün ısrarlara rağmen içmesi için getirdikleri tavuk çorbasını reddetmiş. O gece aynı koğuşta kalan başka bir hastanın mide ağrıları tutunca acilen verilen lavman, hasta isimleri karışınca yanlışlıkla bizim arkadaşa yapılmış…

Ertesi hafta taburcu olan adama, “Hastane nasıldı?” diye sormuşlar,

“Mükemmel ötesi” demiş adam, “Kurum olarak hastanın beslenmesi konusunda çok titizler… Örneğin tavuk çorbası getirirlerse sakın reddetmeyin, yoksa gece  yarısı gelip nerenizden içiriyorlar tahmin bile edemezsiniz!”

BARDA EN SEVİLEN KİM?

Kalabalık bir barda aileler yılbaşı kutlaması yaparken, sunucu mikrofona çıkmış.

 “Saat 12′ye birkaç dakikamız kaldı, yepyeni bir yıla giriyoruuuuz!” demiş. “Şimdi her koca, hayatta yaşamasının anlamı olan, onun bu hayata dayanabilmesine destek olan kişinin yanına gidip ona sarılıp öpsün!”

Biraz sonra barmen kalabalıktan ezilmiş…

SEBEBİ BU

Papaz; zangoça, “Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarapları?” diye sormuş. Zangoçta derin bir sessizlik…

“ Heeyyy, sana soruyorum be adam… Duymuyor musun?”

Zangoç mahcup biçimde, “Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim” demiş.

Papaz sinirli biçimde devam etmiş; “Aa, olacak şey mi? Aramızda bir-iki adım var yahu.. Nasıl duyamazsın?”

Zangoç için için gülmüş, “İsterseniz yer değiştirelim efendim, anlarsınız…”

Yer değiştirmişler, bu sefer zangoç, papaza seslenmiş, “Papaz efendiii, kilise için toplanan yardımları kim cepliyooorrr?..”

Papaz, “Allah Allah, haklıymışsın yahu…” demiş şaşırmış gibi yaparak, “Burada durunca hiçbir şey duyulmuyor …” (Alıntı)

KOMİK

Müslüman, Noel kutlamaz

Her yılbaşı geldiğinde ne idüğü belirsiz birtakım tipler başlarlar; “Müslüman, Noel kutlamaz” diye bağırmaya.

Elbette Müslüman, Noel kutlamaz.

Daha doğru bir söz ne olabilir ki?

Tıpkı 2 kere 2 dört eder gibi bir şey bu.

Müslüman, Noel kutlamaz.

Hıristiyan, Kurban Bayramı kutlamaz.

Musevi, namaz kılmaz.

Budist, Hacca gitmez.

Ateist, kilisede dua etmez.

Peki niye bizde bu kadar saçma bir cümle günlerce slogan halinde kullanılıyor.

Çünkü bizdeki sivri akıllı cahiller, yılbaşını Noel zannediyor.

Oysa gitseler zengin Arap ülkelerine, yılbaşı gecelerinin nasıl da büyük şenliklerle kutlandığını bir görseler, ne yapacaklarını bilemeyecekler herhalde.

İşte 5 zengin Arap ülkesi 2021’i nasıl karşılamış bir bakın.

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Fazla yazmaya gerek yok

Bunu görünce önce kendi kendime, “Neler yazılmaz ki buna” diye düşündüm.

Oysa hiç gerek yok.

Fotoğraf zaten milyonların değil, milyarların yapmak istediğini çok güzel anlatmış.

Yazarlar

CHP’deki türbanlı kadın vitrin süsü ise AKP’dekiler ne oluyor?
Can Ataklı