Memduh Bayraktaroğlu
31 Aralık 2019

BURAK AKBAY’A YAPILAN İŞKENCE…


Canlarım öncelikle yeni yılınızı kutlarım…

Enseyi karartmayın…

Bütün bu kaos ortamına rağmen 2020’de her şey çok güzel olacak…

Güzel dostlarım…

Adaletin nefreti olmaz…

Adaletin merhameti de olmaz…

Adaletin vicdanı olur…

Vicdan ise hak verme duygusundaki yüceliktir…

Hz. Ömer’i unutulmaz kılan işte o yüce duygudur…

Burak Akbay’ın dosyası neden ayrıldı biliyor musunuz?..

Muktedirlerin kişisel nefretleri yüzünden…

Neden nefret ediyorlar Burak Akbay’dan?..

Diğer medya patronlarına benzemediği için…

Hepsini teslim aldıkları halde Burak Abay teslim olmadığı için…

Ve haliyle…

Kişisel nefretlerini evrensel adalete tercih ettiler…

Fatih Sultan Mehmet ne güzel söylemişti…

“Kadıyı  (Bugün savcı ve Yargıçlar) satın alırsanız (Emir eri gibi kullanırsanız) adaleti öldürürsünüz, adaleti öldürürseniz Devleti öldürürsünüz.”…

Kadının (Yargıç ve savcının) kişisel ikbal beklentisiyle muktedirlerin kişisel nefretlerini tatmin etmesi, adaletin öldürülmesidir…

Adaletin öldürülmesi ise Devletin öldürülmesidir…

Sözcü yazarlarına kesilen hapis cezaları ve Burak Akbay’a yapılan yargı işkencesi, kişisel nefretin adalete tercih edilmesinin sebebidir…

Yani…

Devlet öldürülmüştür…

Katilleri ise adalet isimli kutsal zırhın arkasına sığınmışlardır…

2020’DE EKONOMİDE VE POLİTİKADA NELER OLACAK?

2020’den ne bekliyorum?..

Söyleyeyim:

Ekonomiden umudum yok…

Yakın bir gelecekte bir devalüasyon bekliyorum

BDDK kredi kart faizlerini sadece 3 aylığına indirdiğine göre yakın gelecekte faizler artırılacak

Enflasyonun yeniden yükselişe geçeceğini öngörüyorum…

Dış politikanın (sanırım) daha kötüye gideceği kanısındayım…

Erdoğan yargı reformunu deforme etti bile…

Daha çok şirketin batacağını ya da konkordatoya giden şirket sayısının artacağını zannediyorum…

Turizmde çok kötü bir sezon geçireceğimizin işaretlerini alıyorum…

Ama diğer yanda…

Muhalefet partilerinin ilk defa demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine bağlılıkta ittifak yapacaklarını umut ediyorum…

Erdoğan’ın zaten kaybettiği siyasi gücünü toparlayabilme gücünü de kaybedeceğini sanıyorum…

İçimde; MHP – İYİ Parti – GP (Gelecek Partisi) – SP, Yeniden Refah ve Ali Babacan’ın kuracağı partilerin AKP’yi paylaşacaklarına dair bir his var

Erdoğan’ın istifa edip köşesine çekileceğini tahmin ediyorum

İhtimaldir ki Türkiye yoluna parlamenter modelle devam edecek…

Aslına bakarsanız birinci paragrafta yazdıklarım öngörüm…

İkinci paragraftakiler ise temennim…

Umarım temennilerim tutar…

ÜTOPYA PARTİSİ…

Adalet ve Kalkınma Partisi bir ütopyanın; güzel ama var olmayan bir ülkenin hayaliydi…

Adalet hayali kurmuştuk pek çoğumuz ve birbirimize benzemesek de destek vermiştik…

Kalkınma rüyaları görmüştük…

“Ya kalkınırsak” diyerek sandığa koşmuştuk oy vermek için…

Tıpkı Rusya’da halkın eşitlik, özgürlük ve kardeşlik hayaliyle komünizme koşması gibi koşmuştuk sandıklara…

Tıpkı Almanların “büyük Almanya, en büyük ülkü” diyerek Hitler’in peşine düştükleri gibi düşmüştük peşlerine…

Sonuç:

Hüsran…

Hüsran…

Yine hüsran…

NOT:

İngiliz Protestanlar New England’ı kurarken ilk olarak bir dar ağacı ve bir de hapishane inşa etmişlerdi…

NASIL BİR HÜKÜMET?..

Benim için:

Ekonomi ve dış politikada harikalar yaratmayan ama…

Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine samimiyetle bağlı bir hükümet…

Ekonomi ve dış politikada başarılı ama despot, acımasız, yargıyı kontrol eden, adaletsiz ve vicdansız bir hükümetten çok daha iyidir…

DAHA NE BEKLİYORUZ…

Temel karısı Fadime’ye sordu:

“Limonun iki bacaklisu olur mu?”..

“Olmaz” dedi Fadime

Temel ellerini iki yanağına vurdu…

“Uy de oni bağa, yine kanaryayı siktum çorbaya…”

Güzelim kanaryayı limon diye çorbaya sıkanların yönettiği bir ekonomi…

Daha ne bekliyoruz ki…

Yazarlar

BURAK AKBAY’A YAPILAN İŞKENCE…
Memduh Bayraktaroğlu