Bu iş nasıl olacak?

17 Kasım 2019

Devlet ve toplumun ‘İslamlaştırılması’ için her gün birçok yerde ve alanda adımlar atılıyor.

Özellikle çocuklara yönelik.

Böyle bir çabanın toplumu ve ülkeyi ne hale getirdiği ve getireceğini tahmin etmek hiç zor değil.

10 Kasım Atatürk’ü anma etkinliklerine katılımın ilk kez bu denli kitlesel ve heyecanlı olması toplumun endişesini yansıtmaktaydı.

Tüm artı ve eksileriyle 96 yıllık bir Cumhuriyet geleneğinin heba edilmesi insanları tedirgin ediyor.

Bu tedirginlik devlet ve toplumun İslamlaştırılmasının ötesinde ülkeyi kime nasıl teslim edileceğiyle ilgilidir.

Örneğin her gün ‘ilginç’ haberlerini izlediğimiz ‘pazarlamacı’ şeyhlere.

Ya da ‘müthiş’ fetvalarını dinlediğimiz ‘avantajı’ sözde hocalara.

Ya da ‘çağdaş’ olan her şeyden nefret eden ‘vasat’ kültürlü tiplere.

Üstelik hepsi birbiriyle kavgalı.

Tüm İslam coğrafyasında olduğu gibi.

‘Buyurun kurun İslam devletini’ denilse hepsi birbirini boğazlar.

Tarih boyunca hep böyle olmuştur.

Müslüman ülkelerin tümünde durum aynı.

Müslüman ülkelerin hemen hemen tümü kendi aralarında kavgalı.

Suriye’deki durum en somut örnek.

Başlangıçta birçok Müslüman ülke Suriye’ye karşı işbirliği yaparken şimdi kendi aralarında kavgalı.

Türkiye, Katar, Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve diğerleri.

ABD öyle istedi!

Suriye yetmeyince şimdi Libya’da kavgaya devam ediyorlar.

Kavga bir alışkanlıktır.

Osmanlı tarihinde çok görülmüştür.

Emeviler ve Abbasiler farklı değildi.

İktidarı yani gücü ele geçiren ‘En iyisini ben bilirim’ moduna geçiyor.

Sovyetler’i Afganistan’dan çıkaran Mücahit gruplar kısa bir süre sonra birbirini boğazladı.

CİA’nin kurduğu Kaide destekli Taliban hepsini temizledi.

Suriye’de ise IŞİD ve NUSRA’cılar ‘En hakiki Müslüman’ biziz deyince kavgaya tutuştular.

Bu kavgada en az altı bin militan öldürüldü.

Çoğu da dünyanın dört bir yanından gelmişti.

Onlar da ‘En en hakiki’ olanlardı.

Neresinden bakılırsa bakılsın tam bir rezalet.

100 yıldır bu coğrafyada kan durmuyor.

Müslüman Müslümanı boğazlıyor ama yine de birileri dinden imandan konuşuyor.

Allah aşkına hangi din?

Dindar geçinenlerin büyük bölümü dinin ‘yapma’ dediği her şeyi yapıyor.

Hırsızlık, rüşvet, sahtekarlık, yolsuzluk, yalancılık, gaddarlık, kindarlık ve daha neler neler!

Kimin dini kime ve neye göre doğru!

Kimin ne kadar Müslüman ya da gerçekten inançlı olduğuna kim karar verecek.

Hikaye çok karmaşık ama her nedense birileri bu işten çok hoşlanıyor.

Yoksulluk ve cehalet artıkça bu iş çok daha kolay.

Örneğin bir Hıristiyan ya da dinsizin Müslüman yapılması bazı çevrelerde ‘büyük zafer’ kabul edilirken her gün birçok yerde binlerce Müslüman Müslümanlar tarafından öldürülür ama hiç kimse umursamaz.

Daha acı olanı ise öldürünler ‘Biz bu işi Allah için yapıyoruz’ iddiasında.

Allah ise hiçbirine böyle bir yetki vermemiştir.

Başka yetkileri vermediği gibi.

Ama yine de bazıları ‘Allah’ın sevgili kulu benim’ modunda.

Mod’a girenler çoğaldıkça bu coğrafyanın insanları daha da perişan oluyor.

AKP bu sevdadan vazgeçmeli.

AKP toplumun tüm kesimleriyle barışmalı.

AKP bu coğrafya bataklığından hemen çıkmalı.

AKP kendisi gibi ‘dindar’ Fetö’cularla kavgasından dersler çıkarıp varsa hilafet ve saltanat hayallerinden vazgeçmeli.

AKP Arap ve İslam coğrafyasındaki gerçekleri bir an önce görmeli ve tüm politikalarını gözden geçirmeli.

Bu coğrafyada ‘çıkarcı’ bazı çevreler hariç hiç kimse AKP’ye biat etmez.

ABD’nin ‘AKP modelini’ İslam coğrafyasına pazarlama projesi yani BOP çökmüştür.

Bu Proje’nin Türkiye dahil coğrafyamızı ne hale getirdiği ortadadır.

Ölen milyonlar, yerle bir edilen şehirler, dul bırakılan kadınlar ve yetim kalan çocuklar, kan, acı ve gözyaşı…

Ama en önemlisi sayıları hızla artan satılık insanlar.

Her alanda ve her yerde karşımıza çıkıyorlar.

Din ve iman adına konuşurlar.

Din yani İslamın onlarla hiçbir ilgisi yoktur.

Çevrenize iyi bakın.