Argun Darıcı
3 Ocak 2020

Biten ilk yarının ardından


Süper Lig’in başladığı ilk haftadan itibaren hakemlerin üzerine; hocalarıyla, başkanlarıyla, yöneticileriyle topyekün gelinmeye başlandı. Her kesim etki altına almaya çalıştı hakemleri. Aslında boş da değildi bu sarsmalar. Hakem yönetimleri ve VAR’daki hatalar temel oluşturdu bu girişimlere. Ancak ilk oynanan maçtan itibaren yoğun olan bu girişimler belki de bugüne kadar oynanan Süper Lig’lerin ilk yarısında görülmeyen şiddette oldu. Buna karşılık veremedi MHK. Sindi, geri çekildi. Genç hakemleri çeşitlendiremedi. Görev verdiklerine de çekine çekine az maç verdi. Yine eski şikâyet edilen hakemleri sahaya sürünce sesler daha da çok yükseldi kulüplerden. Derbi maçlara Cüneyt Çakır’dan başka verecek hakem bulamadılar bu çekinme sonucunda. Türkiye’nin ve MHK’nın Cüneyt’e teşekkür etmesi gerekir ama esas teşekkürü Serdar Çakır ve eşine yapmalılar. İyi ki böyle bir evlat dünyaya getirmişler ve yetiştirmişler. Yoksa nice olurmuş Cüneyt sayesinde kendini kurtaran, görev sürelerini uzatan, bunca paralar kazanan MHK üyelerinin hali! Tabii bu arada MHK, diğer hakemlere ve özellikle genç hakemlere doğru dürüst görev vermemekle yazık ediyor.

Bir de göğüslerine FIFA kokartı taktığı hakemleri var MHK’nın. Onların yurtdışında maç yönetmeleri hak getire! Cüneyt’ten sonra anca, biraz biraz Ali Palabıyık maç almaya başladı. Bu bizdeki FIFA hakemlerine, yurtiçinde o kokartlarına rağmen, o kokartı onlara takan MHK bile güvenmiyor, yeterli bulmuyor ki derbi maçlarını veremiyor. Bence çok aşağılayıcı bir durum. Ya toptan hakemliği bırakmalılar ya da masaya vurmalılar o fasulyeden FIFA kokartı taşıyan hakemler. Ama nerede o cesur yürekler? Kendi haklarını bile arayamayan, paraya esir düşmüş bir yığından maçlardaki yönetimlerinde cesaret bekleyenler avunup dursunlar züğürt tesellisiyle. Maalesef hakemliğimizin bugünkü hali budur aslında. Gerçekte eskiden de Türkiye’deki FIFA hakemleri yurtdışında bir ikisi hariç genç takım veya ıvır zıvır turlardaki maçlardan başka maç alamazlardı. Ama yurtiçinde çatır çatır derbileri ve diğer maçları başarıyla yönetirlerdi.

Gelelim ligin ikinci devresine…

Süper Lig’de olacağı gibi diğer liglerde de ikinci yarı cehennem ateşi gibi olacak. Puan telafisi olmayan maçlarda, aslında olmayan acıma artık hiç ama hiç olmayacak. Vay maçları yönetecek hakemlerin haline. Vay hakemlere görev verecek MHK’nın haline. Deniz bitti, MHK için korkmanın, cesaretsiz olmanın tabii ki sonucu bu durum tir tir titrersiniz! Şimdi hangi hakemleri vereceğiz maçlara diye. Yazık, acınacak duruma düşürdünüz kendinizi, ilk yarıda genç yetenekli hakemleri sahaya yeteri sayıda süremediğiniz için. Balta gibi bir MHK oldunuz ilk yarı boyunca. Dilerim ligi bitirebilirsiniz bu kafayla. Umarım takımlardaki oyuncular ve yöneticilerin basiretli tutumları ikinci yarı da size yardım eder.

Yazarlar

Biten ilk yarının ardından
Argun Darıcı