Hüsnü Mahalli
5 Ağustos 2020

Bir bu eksikti


Son dönem yapılan tüm kamuoyu yoklamalarında AKP’nin oyu %32-35, CHP’nin ise %25-28 bandında olduğu görülüyor.

CHP, ne yaparsa yapsın oyu bu kadar.

Demek ki AKP’den kurtulmanın tek yolu var, o da İTTİFAK.

Son yerel seçimlerde sağlanan CHP-İYİ PARTİ ve HDP ittifakı ile İstanbul ve Ankara’yla birlikte önemli kentlerin birçoğu böyle kazanılmıştı.

İttifakın kendi içindeki sıkıntılı çelişkilerine rağmen, insanların geleceğe yönelik umutları yükseldi.

Tam bu sırada AKP’yi sıkıştıracak iki parti ortaya çıktı:

Eski Başbakan Davutoğlu’nun liderliğini yaptığı Gelecek Partisi ve eski Ekonomi Bakanı Babacan’ın lideri olduğu Demokrasi ve Atılım Partisi.

Yapılan kamuoyu yoklamalarında iki partinin oy potansiyeli şimdilik %6-7 gibi görünüyor.

İçerde ve dışarda yaşanan sıkıntılarla, AKP’nin işi giderek zorlaşıyor.

Dış politikadaki maceralarla bu zorluklar daha da artacak.

Bu arada AKP’nin farklı kanatları arasında çekişme ve kavga giderek sertleşiyor.

Özellikle medyada.

İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili tartışma bunun görünen tarafı.

O çevrede bulunanların büyük bölümü birbirlerinden nefret eder.

Şimdiye kadar; ortak çıkar, onları bir arada tutuyordu.

Bir zamanlar, resmi ve resmi olmayan bir şekilde Erdoğan’ın danışmanlığını yapan birçok gazeteci bu duruma dayanamayarak, bir süre önce uzaklaştı ve Karar gazetesinde toplanarak iktidarı sert bir şekilde eleştiriyorlar.

Yandaş medyada çöreklenen ve birçoğu zamanında FETÖ’ye yakın olanlar; şimdi herkese saldırarak, ‘Erdoğan’a bağlılıklarını’ kanıtlamaya çalışıyorlar.

Üstelik bunların bir bölümü 2011 öncesinde Erdoğan’ı çok sert bir şekilde eleştiriyordu.

En az MHP lideri Bahçeli, İçişleri Bakanı Soylu ve Numan Kurtulmuş kadar.

2002’de AKP’yi kuranların ise hemen hemen tümü, bugün Erdoğan’a karşı.

AKP cephesinde işler çok zor ve karışık.

Ekonominin gidişatı ayrı bir konu.

Özetle muhalefetin şansı giderek artıyor ya da artıyordu.

“Du” diyorum çünkü Muharrem İnce parti kurmaya hazırlanıyormuş.

Eğer doğruysa CHP’yi bölmeye geliyor.

Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra yandaş medyaya çıkarak CHP yönetimini eleştirdi.

O yayınlarda kendini savunan ve daha sonra farklı zamanlarda televizyonlara çıkan İnce’nin böyle bir partiyi kuracağı belliydi.

Neden iki yıl bekledi bilemem ama şimdi bu partiyi kurarsa Erdoğan ve AKP sevinecek.

CHP içindeki kavgayı ve Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri burada yazmanın bir alemi yok ama Muharrem İnce, parti kurarsa en yakın zamanda seçim olur ve Erdoğan 1-2 dönem cumhurbaşkanlığını garanti eder.

Erdoğan’ın İYİ Parti’yi rahat bırakacağını hiç sanmam.

Zamanı geldiğinde HDP için de bir şeyler düşünür.

Böyle bir senaryo ile Millet İttifakı’nı sarsabilecek bir Erdoğan, Gelecek ve DEVA partilerini daha kolay sıkıştırabilir.

Dağıtılmış bir muhalefetle insanların mücadele azmi kırılır ve Erdoğan keyfine bakar.

Hikaye bu kadar basit.

Gerçek bu kadar yalın.

Bunu bilmeyen biri siyaset yapmasın.

Yapıyorsa o zaman bu işte bir iş var.

Hem de çok iş var.

İyi de böyle bir durumda vatandaş ne yapsın?

Böyle giderse gün gelir sandığa gidecek insan bulunmaz.

Seçmen bulunmazsa seçimin ne anlamı kalır?

Nur topu bir demokrasimiz olur.

Kendin çal, kendin oyna.

Ya da AKP çalsın, muhalefet oynasın.

Oynasın ama vatandaşın aklıyla oynamasın.

Mücadele kişisel hırs ve intikam kompleksleriyle yapılmaz.

Mücadele bölünerek değil birleşerek kazanılır.

Kaybedebilen mücadelelerle Türkiye karanlıklara sürüklenir.

Son on, hadi beş yılda yaşanan bunca kumpas ve kaos birileri için yetmiyorsa o zaman yapılacak hiçbir şey kalmıyor.

Herkes kendini daha karanlık bir Türkiye’ye göre hazırlansın.

Daha yoksul, daha cahil, daha bağnaz ve vasat anlayışların egemen olduğu bir ülke.

UMUTSUZ ve MUTSUZ.

Bu mu istediğiniz?

Yazarlar

Bir bu eksikti
Hüsnü Mahalli