Hüsnü Mahalli
14 Ocak 2022

Banal


Salı günü Suudileri anlatmıştım.

Bugün farklı ve daha geniş bir açıdan devam edeyim.

Kanlı Arap Baharı başlangıcında bölgenin tüm Sünni iktidarları Şii İran ve Hizbullah destekli Alevi Esad yönetimindeki Suriye’ye çullandı.

Yüzlerce din adamı iktidarların talimatıyla bu savaşı “kutsamak” için her gün onlarca fetva verdi.

Fetvaların ateşi ve iktidarların gazıyla cihatçılar intihar eylemleriyle insanlık dışı vahşi katliamlar yaptı.

Onlara göre “Şii ve Alevilerin katli vacipti”!

Sünni Sisi’nin Temmuz 2013’de Sünni Müslüman Kardeşleri devirmesiyle işler karıştı.

Sünni Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Sünni Sisi’ye destek verince Sünni Türkiye ve Katar Sünni Müslüman Kardeşler’e sahip çıktı.

Her yerde ve her cephede herkes herkesle kavga ediyordu.

Kavga eden taraflar “gavurları” kendi saflarına çekmeye çalışıyordu.

Gavur” ABD ve Batılı müttefikleri oyunu çok iyi idare ediyorlardı.

İsrail ise sevinçten dört köşe olmuştu.

Ama olay bununla da kalmadı.

Haziran 2017’de Sünni Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn Sünni Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan edip onlara destek veren Sünni Katar’la ilişkilerini kesince Sünni Türkiye müttefiği Sünni Katar’a asker yolladı.

Senaryo gereği az kaldı savaş çıkacaktı ama sözü edilen tüm bu Sünni ülkelerde askeri üsleri bulunan ABD, İngiltere ve Fransa sergilenen oyunu zevkle izlediği için herkese “sakin olun” dedi.

Aynı dönemde Sünni Suudi Arabistan, Mısır ve BAE, Libya’nın bazı Sünni gruplarına destek verirken Sünni Türkiye ve Katar da başka Sünni gruplara yardım ediyordu.

On yıldır iç savaş yaşayan Libya halkının tümü Sünni ve o ülkede bir tek Şii, Alevi, Hıristiyan, Ezidi, Dürzi ya da Kürt yok.

Başka!

Sünni ülkelerin Sünni iktidarları birbirini kırmaya çalışırken Suudiler geleneksel ihanetlerine devam ediyorlardı.

Onlara göre Şii İran bölge için büyük tehlike.

Şii İran büyük tehlike olunca Şii Hizbullah ve Alevi Esad da çok tehlikeli.

Tipik bir İsrail söylemi.

Kimse de onlara “İyi Siz Sünniler birbirinizi yerken Şii ya da Alevilerin ne suçu olabilir” demedi ve demiyor.

Üstelik siz Şii İran ve Hizbullah’a saldırır Alevi Esad’ın ülkesini yıkmaya çalışırken Trump’ın talimatlarını yerine getirmekten geri

kalmadınız.

Hepiniz kendini “dünya Yahudilerin devleti” ilan eden İsrail’le dost olmak için sıraya girdiniz.

BAE, Bahreyn, Sudan, Fas, Umman…

Öncesinde Mısır ve Ürdün.

Sırada Türkiye ve başkaları var.

Yani tüm Sünni ülkeler.

Demek istediğim başını Suudilerin çektiği Sünnilerin “Sünni-Şii-Alevi” gibi söylemleri tümüyle emperyalizmin bir oyunudur ve yüz yıllardır sergilenmektedir.

Tarihten bir hatırlatma…

Şiiler ülkeyi yönetiyor palavrasıyla 7 yıldır komşu Arap ülkesi Yemen’i (Şiiler %15) bombalayan Sünni Suudi Arabistan (bölge ülkeleriyle birlikte) 1962’de darbe yapan Sünni askerlere karşı Şii Kral’a destek vermişti. O savaş altı yıl sürdü ve Hıristiyan ABD ve İngiltere, Yahudi İsrail, Müslüman Sünni Ürdün ve Pakistan ve Şii İran Şahı, Sünni Mısır’ın desteklediği darbecilerle savaşan Şii krala yardım etti.

Budan daha büyük bir tiyatro olabilir mi?

Elbette olur ama bizim coğrafyada.

Herkes artiz ama bazıları başrolde çoğunluk ise figüran.

Herkes de halinden memnun.

Ölen, sakat kalan, yaralanan ve acı çeken milyonlar kimsenin umurunda değil.

Geri kalanların yoksulluğu, cehaleti ve sefaleti onları mutlu ediyor.

O zaman kirli savaşlara devam!

Roller değişebilir ama senaryo aynı ve oyunlar hep banal ve kanlı.

Yazıklar olsun” diyeceğim ama işe yaramaz çünkü herkes uzaktan kumandalı!

Yazarlar

Banal
Hüsnü Mahalli