Memduh Bayraktaroğlu
15 Aralık 2020

Ballı maaşların, arpalıkların ellerinden gideceğini anladıkları için panik yapıyorlar…


Müyesser Yıldız imzasıyla odatv’de yayımlanan bir haber, yargımızın içinde bulunduğu faciayı gözler önüne sermesi açısından ders niteliğinde…

Müyesser’in haberini kısaca özetleyeyim…

Sincan Cezaevi içindeki duruşma salonunda 15 Temmuz darbe teşebbüsü sanıkları yargılanıyor…

Tarih: 20 Ekim 2020…

Sanıklar, vekilleri, tanıklar, Ağır Ceza Mahkemesi’nin iki asil üyesi ve savcı mahkeme heyetinin Başkanı’nı bekliyor…

Başkan’ın gelmesi gecikince, üye yargıçlardan biri, diğerine “Başkan nerede?” diye soruyor…

Bu soruyu sorduğunu nereden biliyoruz?..

Çünkü o sırada mikrofon açık

Ve fakat…

Ne iki üye Yargıç bunun farkında…

Ne de Savcı farkında…

Soruya muhatap olan üye cevap veriyor:

“Başkan cumhurbaşkanı danışmanı ile görüşüyor…”.

Duruşma salonundaki sanıklar ile…

Duruşmaya cezaevinden sesli ve görüntülü sistem (SEBGİS)’le bağlanan sanıklar tepki gösteriyor…

Ve çok haklı olarak, “reddi hakim” talebinde bulunuyorlar.

Az sonra Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı geliyor…

Duruşma…

Az önceki olay hiç yaşanmamış

Başkan, cumhurbaşkanı danışanıyla “hiç görüşmemiş…”.

Kurulacak hüküm hakkında “hiç emir almamış” gibi yargılamaya devam ediyor…

Ve canlarım…

AKP siyaset ve medya kafası buna…

“Adil ve bağımsız yargılama” diyor…

Bu heyetin vereceği ceza hükmüne de “adil ve hukuka uygun” diyecekler mutlaka…

Ve…

Bu oyun…

Böyle sürüp gidecek…

Mi acaba?..

Bence buraya kadar…

Bence yol bitti…

Yol bittiği için…

AKP’nin tetikçileri; bağımsız, özgür, dürüst siyasetçilere ve gazetecilere saldırıya geçtiler…

Ballı maaşların, arpalıkların ellerinden gideceğini anladıkları için…

Panik yapıyorlar…

ERDOĞAN YİNE ZAN ALTINDA KALACAK…

Müyesser Yıldız’ın haberi bir gerçeği ortaya çıkardı…

Yargının bir bölümü, Sayın Cumhurbaşkanı’nın baskısı altındaymış gibi görünüyor…

Neden “baskısı altında” değil de “gibi?..”.

Çünkü…

Ağır Ceza Reisi ile duruşmadan önce görüşen Cumhurbaşkanı danışmanının kim olduğunu bilmiyorum?..

Ne görüştüğünü bilmiyorum…

Gerçekten de Cumhurbaşkanı’nın talimatını Ağır Ceza Mahkemesi Reisine aktarıp aktarmadığı konusunda elimde (Hiç kimsenin elinde) kanıt yok…

Yani…

Danışman…

Cumhurbaşkanı’ndan habersiz ve fakat…

Onun talimatıymış gibi Yargıç heyetini etkilemek istemiş olabilir…

Neden yapsın?..

AKP eski milletvekillerinden Şamil Tayyar’ın “FETÖ borsası kuruldu” iddiası asla yalanlanamadı…

İşte o nedenle…

Yani…

Kişisel çıkar elde etmek için yapmış olabilir…

Ve bilvesile diyorum ki:

Mahkeme Başkanı, HSK tarafından ivedilikle sorgulanmalı…

HTS kayıtları getirilmeli…

Cumhurbaşkanı’nın hangi danışmanıyla konuştuğunu açıklamalıdır…

HSK bu soruşturmayı yapıp kamuoyunu bilgilendirmezse…

Erdoğan yine zan altında kalacak…

Dünya kamuoyu nezdinde bir kez daha güven sorunu yaşayacaktır…

ÖNYARGILI OLMAK İSTEMEM…

Cumhurbaşkanı Erdoğan belki gerçekten iyi niyetlidir…

Belki de…

Hakikatten yakın çevresindeki danışmanları tarafından yanıltılmaktadır…

Ve hatta

Ve yine belki de…

Danışmanları, Cumhurbaşkanı’nın makamından gelen gücünü kişisel çıkarları için kullanmaktadırlar…

Önyargılı olmak istemem…

Bekleyeceğim…

Asıl söylemem gerekenleri…

Cumhurbaşkanlığı ve HSK’nın konuyla ilgili yapacağı açıklamadan sonra söyleyeceğim…

SON NEFESİMİZE KADAR SÜRDÜRECEĞİZ…

Müyesser ve Müyesser gibi meslek onuru taşıyan herkes, hepimiz:

Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin…

Yargı bağımsızlığının…

Kuvvetler Ayrılığı ilkesinin…

Ve…

İnsan haklarının savunmasını yapmaya devam edeceğiz…

Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları, “Dünyanın en güzel ülkesini” bizlere emanet ettiler…

Onu yaşatmak biz Türk Ulusu’nun birinci vazifesi olduğu için…

Bu mücadelemizi…

Son nefesimize kadar sürdüreceğiz…

MÜYESSER NEDEN İKTİDARIN HEDEFİ OLUYOR?

Müyesser Yıldız daha önce birkaç kez hapse atıldı…

Neden mi?..

İşte bu yüzden?..

Doğruları…

Gerçekleri…

Hakikatleri…

Ve…

Kamuoyunun mutlaka bilmesi gerekenleri haber yaptığı için…

Müyesser Yıldız

NAZİK, ZEKİ VE RAHATSIZ ETMEYEN ÜSLÛP

AKP sözcülerinden biri Babacan’a diyor ki:

“Siz gemiden indiniz…”.

Babacan cevap veriyor:

“Sizin geminizin dümeninde küçük ortak oturuyor, rotayı da küçüğün küçüğü ortak çiziyor. İşte sizin reislik yaptığınız gemi bundan ibarettir. Bu geminin yolu da yol değildir…”.

Umarım tüm siyasi partiler birbirlerini eleştirirken…

Ya da…

Eleştirileri yanıtlarken…

Ali Babacan’ın bu nazik, zeki ve rahatsız etmeyen üslûbunu kullanır…

Yazarlar

Ballı maaşların, arpalıkların ellerinden gideceğini anladıkları için panik yapıyorlar…
Memduh Bayraktaroğlu