Memduh Bayraktaroğlu
7 Aralık 2020

Bahçeli’nin dalmayacağı kaynayan katran kazanına Akşener niye dalsın?..


Videolarımı izleyen veya KORKUSUZ’daki köşemi okuyanların en çok sordukları soru şu:

“Akşener neden parlamenter sistemde ısrar ediyor…”.

Videolarımı izlemeyenler olabilir diye onu da yine kendi penceremden gördüğüm şekliyle anlatayım…

Mevcut sistemde MHP iktidar sorumluluğu yüklenmeden…

Yani…

Elini taşın altına sokmadan…

İktidara destek olmanın bütün imkanlarını kullanıyor…

İçişleri, Milli Eğitim, Adalet, Ulaştırma ve Millî Savunma Bakanlığı’nda olağanüstü kadrolaşması, iktidar destekçisi olmasından kaynaklanıyor…

Oysa…

İYİ Parti teşkilatları bu imkandan mahrum…

Ve bu iki teşkilat, 2 yıl öncesine kadar “dava arkadaşı” olan kimseler…

Yani iki kardeş, aile şirketini paylaştıktan sonra

Kardeşlerden biri (MHP teşkilatları) yerken…

Diğer kardeş (İYİ Parti teşkilatları) bakıyor…

Bu, kıyamet alametidir…

Çünkü…

MHP teşkilatları, illerde devletin her türlü imkanından (Kamu ihaleleri, kamuya memur alımları, ufak tefek veya mafya tarzı suçlardan arınma) yararlanabilirken…

İYİ Partililer bu imkanların hiçbirini kullanamıyorlar…

Parlamenter sisteme dönülür ve MHP barajı aşarsa…

Seçimlerden birinci parti olarak çıkacağı kesin olan AKP ile ortak hükümet kurmaktan kaçınamayacak…

Oysa…

Önümüzdeki aylar ya da yıllarda yapılacak seçimlerde hükümet ortağı olmak demek

Kaynayan katran kazanına dalmak gibi bir şey…

Ve bu strateji…

Bahçeli’nin asla kabul edemeyeceği bir model…

Yani…

Öyle bir durumda Bahçeli, AKP’nin hükümet ortağı olmayı kabul etmeyecektir…

Ve tabii ki…

O boşluğu doldurabilecek iki parti var… Bunlardan biri İYİ Parti… Diğer ise… Daha önce el ele yürüdüğü, HDP……

Bu arada şu soruya muhatap olabilirim:

“Bahçeli’nin dalmayacağı kaynayan katran kazanına Akşener niye dalsın?..”.

Cevabım, “Susma hakkımı kullanıyorum” başlığı altında yayımlanan yazımda…

SUSMA HAKKIMI KULLANIYORUM…

İYİ Parti ilk seçimde yine iktidar dışında kalır…

MHP yine iktidar ortağı olursa

Akşener ne kendisini tutabilir genel başkanlıkta…

Ne de teşkilatları koruyabilir…

Zira…

Türkiye’de siyaset 1950’den beri “Yöneten Parti Modeli” olarak yapılıyor…

Yani…

İktidar olan partinin teşkilatları, parmaklarını her ağızlarına atışlarında bal yalıyorlar…

Türkiye’de CHP ve Kürt Siyasi hareketi dışında hiçbir siyasi parti, iktidar nimetlerinden 2 seçim üst üste uzak kalarak hayatını sürdüremez…

Haliyle…

İYİ Parti de ayakta kalamayacak partilerden biridir…

Meral Akşener, Millet İttifakı ortağı olarak teşkilatlarına, CHP’li büyük şehir belediyelerinden yararlanma olanağı yarattı…

Şimdi de…

İktidar ortağı olarak devletin bütün imkanlarından yararlandırmanın yollarını arıyor…

Eğer bunu CHP ile ve sadece 2 parti olarak başarabileceğine kendisi dahil inanan varsa…

Susma hakkımı kullanıyorum…

YANLARINA HDP’Yİ DE ALMADAN NASIL OLACAK?

Canlarım…

Hiç kimse beni hiç kimseye şikayet etmesin…

Kişisel düşüncemi ifade etme özgürlüğümü kullanıyorum…

Bu yazdıklarımın hiçbirisi gizli bir bilgiye…

Bir dedikoduya dayanmıyor…

Bunlar benim öngörülerim ve sezgilerim

Yanılıyorsam eğer…

Akşener ve Kılıçdaroğlu parlamenter sistemde…

Yanlarına HDP’yi de almadan…

Nasıl olup da CHP-İYİ Parti ortak hükümetini kurabileceklerini bana izah etsinler…

HAFTANIN FIKRASI ERDOĞAN’DAN GELDİ…

Geçtiğimiz hafta içinde, Erdoğan’ın tek cümleyle anlattığı:

“Ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz” fıkrası…

“En çok tık alan” sosyal medya paylaşımı oldu…

İnanın…

Harname’yi yazan Şeyhî bile mizahın bu kadar karasını yapamamıştı…

Bilirsiniz…

Fıkradaki espriyi anlamayan kimileri fıkra bittikten sonra herkes gülerken:

“Sonra ne olmuş?” diye sorarlar…

Bazıları da…

Erdoğan’ın tek cümlelik fıkrasını okuduktan veya dinledikten sonra sormuşlar:

“Erdoğan’ın yardım edeceği ülkeler arasında Türkiye de var mıymış?..”.

Tövbe, tövbe, tövbe…

GÜNAHTIR… AYIPTIR… YAZIKTIR BU GENÇ ADAMA…

Berat Albayrak’ın istifa ettirilmesinden sonra söylenen, “piyasa dostu adımlar” lafına da ifrit oluyorum yani ha…

Yahu bunu söylemek, bütün suçu Berat Albayrak’a atıp Erdoğan’ı yeni doğmuş bir bebek kadar masum yapmaktır.

Evet…

Berat oğlumuzu en çok eleştirenlerin başında geliyorum…

Ama be canlarım…

Allah aşkınıza etmeyin, eylemeyin yahu…

Piyasa dostu olan Erdoğan idi ise…

Müdahaleden keyif alan Berat mıydı yani?..

E ayıp ama…

Berat Albayrak

Faizleri müdahaleyle düşüren Berat mı?..

Yoksa Erdoğan mıydı?..

Tanzim satış mağazalarını Berat mı açtı?..

Yoksa Erdoğan mı açtırdı?..

McKenzie ile protokol hazırlayıp bu ünlü denetim şirketini Türkiye’ye Erdoğan davet etti de Berat mı “hayır” dedi?..

Yoksa…

Berat davet etti de: “Olmaz kardeşim… Bizim kimseye ihtiyacımız yok” diye Erdoğan mı kükredi?..

TL, dolar karşısında değer yitirmesin diye 133 milyar dolar döviz rezervimizi Erdoğan mı sattırdı?..

Yoksa…

“Dolarla ilgilenmiyorum” diyen Berat mı?..

“Yüksek faiz yüksek enflasyonun sebebidir” deyip faizleri emir komuta ile indiren…

Ve…

Kamu bankalarını felakete sürüklerken…

Özel bankaları “Ödenmeyen kredi çöplüğüne” döndüren Berat mıydı?..

Yoksa Erdoğan mıydı?..

Yani el insaf…

Yani vurmayın abalıya…

Günahtır…

Ayıptır…

Yazıktır bu genç adama…

İNSAN OLDUKLARINDAN BİLE ŞÜPHE EDERİM…

Kimileri, yurttaşlarımızın yani Türk Müslümanlarının yaşadıkları ülkelerin hükümetlerini aşağılarken, “Onlar Türkiye Düşmanı” diyorlar…

Bu kafada olanlar, yurttaşlarımıza ne kadar zarar verdiklerinin ya farkında değiller…

Ya da iç politikada iktidar ortağı AKP ve MHP’ye yardımcı olabilmek için bu tehlikeli yalana sarılıyorlar…

Oysa, AB kurucu üyeleri olan ülkelerin bilhassa İslam dinine ve ülkelerinde yaşayan Müslümanlara nasıl da değer verdiklerini biliyoruz…

Örneğin:

Almanya’da sadece DİTİB´e (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) ait 1000 camiyle birlikte toplamda 3.000’e yakın sayıda cami var…

Ve fakat…

İktidara yakın ya da muhalif nankör bir “Türk İslamcı” kesim var ki…

Bu gerçekleri unutarak…

Ya da gizleyerek:

“Faşist Alman, Faşist Fransız” gibi onur kırıcı sıfatlar kullanıyorlar…

Bu kişilerin bırakın Türk Müslüman’ı olmalarını…

İnsan olduklarından bile şüphe ederim…

Yazarlar

Bahçeli’nin dalmayacağı kaynayan katran kazanına Akşener niye dalsın?..
Memduh Bayraktaroğlu