‘Ayşe Begüm tüm dünyaya ismini ezberletti’

‘Ayşe Begüm tüm dünyaya ismini ezberletti’

Türkiye Cimnastik Federasyonu (TCF) Başkanı Suat Çelen, “Beni mutlu eden şey şu, genelde gençlerden büyüklere geçince hemen şampiyon olmanızın imkanı yoktur. Çünkü yaşı çok genç, ilk yılında siz dünya şampiyonu oluyorsunuz. Bu çok müthiş bir şey” dedi.

Demirören Haber Ajansı’na (DHA) açıklamalarda bulunan Çelen, Türkiye’de cimnastiğin gelişimini anlattı.

“AYŞE BEGÜM BÜYÜKLERDE İLK YARIŞMASINDA ŞAMPİYON OLDU, BU MÜTHİŞ BİR ŞEY”

TCF Başkanı Suat Çelen, çok iyi bir süreç yaşadıklarını belirterek, “19 yaşındaki Ayşe Begüm Onbaşı’yla aerobik cimnastikte dünya şampiyonu olduk. Ayşe Begüm Onbaşı 2014’te alınan yıldızlar, sonrasında gençler ve şimdi de büyüklerde alınan madalya aslında sinyallerini vererek geldi. Bizim ilk altın madalyamızı alarak dünyada bir yüzümüz, kıvılcımı ateşleyen kişi oldu esasen. Beni mutlu eden şey şu, genelde gençlerden büyüklere geçince hemen şampiyon olmanızın imkanı yoktur. Çünkü yaşı çok genç, ilk yılında siz dünya şampiyonu oluyorsunuz. Çok müthiş bir şey. O bağlamda da tüm dünyaya ismini ezberletti. İlk yarışmasında dünya şampiyonu oldu ve 3 kişi de aynı puanda. Zorluğu yüksek olduğu için ve hakem faktörü var. Biz bu noktada çok iyi gittiğimizi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“BENİM HAYALLERİM, SPORCU KARDEŞLERİMİN GERÇEKLERİ”

Sporcuyken kurdukları hayallerin bir takım eksikliklerinden dolayı gerçekleşemediğini belirten Başkan Suat Çelen, şunları kaydetti:

“Seçim sürecinde şunu söylemiştim; benim hayallerim sporcu kardeşlerimin gerçekleri olsun. Sporcuyken bu hayalleri kurduk, bir takım eksikliklerden dolayı yapamadık. Biz sporcularımızın eksikliklerini ve ne istediklerini biliyorduk. O doğrultuda da yatırımlar yaptık. Tabi bunların hepsi bir maliyet. Bu noktada da Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Spor Toto Teşkilat Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. Çünkü bizim her yaptığımız proje karşılığını buldu. Bir taraftan da branşlarımızın farklılığını anlatmak da zorlanıyorduk. Sadece artistik cimnastik görünüyordu, cimnastik deyince o akla geliyordu ama şimdi bakıldı ki trambolin, aerobik, ritmik cimnastik, parkur yani gerçekten çok farklı federasyonları içerisinde barındırıyor. Neredeyse 8 federasyonu birlikte yönetiyoruz. Dünyada esasen ayrı ayrı başkanlar var sadece yurtdışı ilişkilerinde artistik cimnastiğe bağlı. Almanya da bizim Türkiye modelini uyguluyor. Hepsi bizim evladımız, hepsine de eşit derecede yatırım yaptık. Bu yapmış olduğumuz yatırımların semeresini görmüş olduk.”

“BİN 200 SPORCUDAN 120 BİN SPORCUYA GELDİK”

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 81 ile antrenör zorunluluğu tuttuğunu vurgulayan Başkan Çelen, “Diğer taraftan yaklaşık 7 yılda 12 ilden 81 ile, 1200 sporcudan 120 bin lisanslı sporcuya, 600 yarışmacı sporcudan 25 bin yarışmacı sporcuya gelen bir Türkiye oluştu. Burada en büyük faktör Gençlik ve Spor Bakanlığımızın özellikle atletizm ve cimnastiği 81 ilde antrenör çalıştırmayı zorunlu hale getirmesi. Birçok il müdürümüz de sağ olsun imkanları varken bir değil iki tane aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın talimatlarıyla 81 ilimize biz cimnastik malzemesi bakanlığımız tarafından aldık ve gönderdik. Çünkü biz kendimizi sadece şampiyon yetiştiren bir federasyon olarak görmüyoruz. Biz tüm sporlara bir alt yapı yetiştiren bir sporcu fabrikası olarak görüyoruz. Çünkü en küçük yaşta başlanan spor cimnastik 3 yaşında başlanıyor. Motorik özellikler dediğimiz koşmadır, esnekliktir, dengedir, hız, kuvvettir, bunların hepsini veren ilk başta cimnastik” şeklinde konuştu.

“EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”

Cimnastikte eğitimi önemsediklerini dile getiren Çelen, “Biz şunu vurguluyoruz, beni de mutlu eden tarafı şu; İbrahim Çolak, Ahmet Önder, Ferhat Arıcan şimdi Ayşe’den her yorumlarda şunu görüyorum. Sporcularımız kendilerini ne kadar güzel ifade edebildiklerini. Onların o güler yüzü, sempatisi, almış oldukları eğitim ne kadar güzel olduğunu gösteriyor. Biz küçük yaştan beri sporcularımıza eğitimin birinci planda olması gerektiğini söylerdik. Ben de eski bir sporcuyum bizim de başkanımız bize bunu söylerdi. Bizim sporcularımızın hepsi yabancı dillerini konuşurlar, hepsi üniversitelerini bitirdiler. Camiamızda profesör, doçent çok fazla. Biz bilimle sporu bir araya getirerek, aile olarak kenetlenerek bu işi başardık” dedi.

“OLİMPİYATTA KOTA SAYIMIZ 5 OLDU”

Federasyon olarak zorlandıkları yerler olduğunu belirten Suat Çelen, “Zorlanmadık mı tabii ki de zorlandığımız yerler oldu. İnandıramadığımız yerler oldu. Çünkü dünya şampiyonu olacağımız zaman kendi camiamız bile tebessümle baktı. Çünkü çok zor, öyle bir algı gelişmiş. Ben sporculukta hep şunu söylüyordum, bunu bir Romen, Rus, Bulgar yapabiliyorsa biz de yaparız. Onun 2 eli 2 ayağı var, aynı oksijeni teneffüs ediyoruz. O yapıyor biz neden yapamıyoruz hep bunu sorguladım. Aynı imkanları Türk gencine verdiğiniz zaman neler yaptığını gördük. Diğer tarafta olimpiyatlara gitmenin hayal olduğu bir branşta 2012’de Gökçe Üçtaş Şanlı ile Londra’da ilk defa kapı açıldı. 1957’de kurulmuş federasyonda 2012’de ilk defa olimpiyatlara gittik. Bu kapı aralandı. Dedik ki Rio’da biz bunu 2 yapmamız lazım. Bunu 2 yaptık, Tutku Yılmaz ve Ferhat Arıcan’la. 2020’ye demiştik ki 2 kotayı 3 yapacağız. Hali hazırda 5 olduk. Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımımız Avrupa’da final oynamanın zor olduğu müsabakada Avrupa Şampiyonu olarak ülkemize döndü. Olimpiyatlara katılmak mı, konuşulması bile imkansız olan branşta önümüzdeki hata olimpiyat kota mücadelesi vermeye Varna’ya gidiyoruz. Umut ediyorum ki 5 sporcumuz da orada alırsa tarihimizin olimpiyat kotasını alacağız” ifadelerini kullandı.

(DHA)

Spor

‘Ayşe Begüm tüm dünyaya ismini ezberletti’
Spor