Ümit Zileli
20 Şubat 2021

Ay’da vaziyet yaş!..


Ay Dede’ye gidiyoruz, hepimiz çocuklar gibi çoşku doluyuz…

Ben de sayın ahalimizin bir bölümü gibi yerimde duramıyor, “Şu yerli ve milli roketimiz bir fırlatılsa, dünya gözüyle görsem” diyordum ama öyle olmuyormuş, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, “Ay’a 2023 yılında kendi imkanlarımızla çıkmayacağız” dedi! Öyle bir kabiliyeti 2023 yılına dek kazanamayacağımızı, roketi yakın yörüngeye çıkaracak kabiliyete Türkiye’nin henüz sahip olmadığını söyleyen Yıldırım. 2023’te ne olacağını şöyle anlattı:

Bu zincirin ilk halkasını , bu kabiliyete sahip bir ülkeyle yapacağız. Bizim aracımızı yakın yörüngeye çıkarmalarını sağlayacağız. Bunu, bir uydunun yörüngeye gönderilmesi gibi anlayabiliriz…

Ne olacak o zaman peki? Aracın motoru uzayda ateşlenecek, 3 günlük bir sefer yapacak. Ayın yörüngesine varıldığında ise sert bir iniş yapılacak! Başkanın söylediğine göre bu, iniş takımları açılmayan bir uçağın yere inmesi gibi düşünülebilirmiş… Bilerek yapılacakmış ki, tecrübe kazanacakmışız…

Böylece 2028’deki ana misyon prova yapmış olacakmışız. Ayrıca Ay’a kadar gidebildiğimizi gösterecek, Türk Bayrağı’nı dikmiş olacakmışız! Haa, bu arada önümüzdeki 10 yıllık süreçte Ay’a insanlı uçuş hedefinin olmadığının da altını çizdi Başkan Yıldırım, o da belki imiş!

Eee, harıl harıl Türkçe isim aradığımız “Türk astronot” meselesi ne iş öyleyse?

Onu da anlatayım; Uluslararası Uzay İstasyonu aracılığı ile, kotası olan bir ülkenin yardımıyla Ay Dede’ye bir Türk gönderilecekmiş! Türk Uzay Ajansı Başkanı, sonuçta ne dedi biliyor musunuz?

Bizim Ay’a ya da başka bir yere insan göndermek gibi bir hedefimiz yok. Ay’a gidecek misyon tamamen insansız misyondur!

Vallahi de billahi de böyle söyledi, ben onun yalancısıyım!

Yeryüzüne “sert düşüş!”

Biz, Ay Dede, “Yerli ve milli” anayasa ninnileriyle pışpışlanırken, yeryüzü cenahında, özellikle Türkiye anakarasında durumlar vahim!..

Birleşik Metal-İş Sendikası’nın açıklamasına göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 584, yoksulluk sınırı ise 8 bin 939 lira olmuş, iyi mi! Türk-İş’in göstergelerine baktığınızda ise açlık sınırı 2 bin 652 lira, yoksulluk sınırı ise 8 bin 638 lira olarak görünüyor!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun geçtiğimiz ay açıkladığı rakamlar ise daha feci; o araştırmada, açlık sınırı 3 bin 146, yoksulluk sınırı ise 11 bin 186 lirayı gösteriyor! Ancak ailede sigara ya da içki içen yoksa yoksulluk sınırı da 10 bin 643 liraya geriliyor! Hadi biz son açıklamayı baz alalım…

Şimdii, bu ülkede emekçi kesimin tam yüzde 43’ü asgari ücret karşılığı çalışıyor! Diğerlerinin bir eli yağda, bir eli balda sanmayın; çoğu, özel vasfa sahip olanlar hariç, asgari ücretten en fazla birkaç yüz lira fazla kazanıyor!..

Pekii, bu ülkede, evine neredeyse 9 bin lira ve üstü para giren kaç aile vardır sizce? Hiç lafı eğip, bükmeden söyleyeyim:

Bu araştırmaların sonucuna göre, bu güzelim ülkenin halkının ezici çoğunluğu yoksulluk sınırının, yine çok önemli bölümü de açlık sınırının eşiğinde inliyor!

Batan batana!..

Yukarıdaki tabloya mahkum olanları yine de “şansları varmış” diye nitelendirebilirsiniz!

Bu ülkede işsiz sayısı 10 milyonu geride bırakmış durumda! İş aramaktan vazgeçmiş milyonlarca insan var ne yazık ki! Gençler, üniversite mezunları kan ağlıyor! Milletin yarısı fırsat bulsa ülkeyi terk edeceğini söylüyor!

Bakın, CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur daha önceki gün açıklama yaptı. Ticaret Bakanlığı’ndan edindiği bilgileri paylaşan milletvekili, 31.12.2020 tarihi itibariyle, Türkiye genelinde haklarında konkordato kapsamında mühlet kararı verilmiş şirket sayısını açıkladı:

2 bin 052!

Son üç yılda iflas başlatma tescili yapılmış olan anonim, limited, kollektif ve komandit şirket sayısı ise 1213’e yükselmiş durumda! Küçük işletmelerin hali ise zaten bitik; iflas, kepenk kapatma sayısı yüz binlerle ifade ediliyor!..

Üretim yerlerde sürünüyor, hayvancılık zaten icra kıskacında… Sanayi deseniz gittikçe küçülüyor, büzülüyor… Geçtiğimiz yıl, Türkiye tarihinin en yüksek karını kim ilan etti biliyor musunuz?

Tabii ki bankalar!

Haa, bir de “ayrıcalıklı şirketler” var; onların adını vergi şampiyonları arasında görmüyoruz ama aldıkları ihalelerden biraz olsun anlayabiliyoruz!..

Hadi, Ay Dede’ye iyi seyahatler!..

Yazarlar

Ay’da vaziyet yaş!..
Ümit Zileli