Memduh Bayraktaroğlu
13 Temmuz 2020

Ayasofya konusu hem gündemi değiştirdi hem de demokrasimizin kalitesini gösterdi…


Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülke halklarının geneli eziktir…

Ezik insan, kendisinden her bakımdan üstün olan diğerlerine yapmak isteyip de yapamadığı kötülüğü, gücü olan birinin yapmasından büyük zevk duyar…

Meselâ…

Siyaset tacirleri tarafından çürütülmüş bir din öğretisiyle beyni yıkanmış, eğitimsiz ve cahil insan; servet ya da makam ve mevki olarak “güçlü”; bir de kendisinden olmadığına inandığı kişi ya da kurumları, kendi adına ezecek başka birini ya da birilerini arar…

O nedenle de seçimlerde:

Eğitimli güçlülere kafa tutacak…

Orduyu ve yargıyı emir eri gibi kullanacak siyasi aktörleri tercih eder…

Bu zihniyetteki halk, demokrasinin kalitesini düşürür

Demokrasinin kalitesi düşünce, yargının kalitesi de düşer

Yargının kalitesi düşünce, özgürlüklerin de kalitesi düşer

Bütün bunlar bir araya geldiğinde ise…

Ekonomi yönetiminin ve haliyle ekonominin kalitesi düşer…

AYASOFYA İBADETE AÇILINCA NE OLACAK?..

Ayasofya’nın Müslümanların ibadetine açılacak oluşunu alkışlayan yurttaşlarımızın hepsine soruyorum:

Bu uygulamanın:

İstihdama olumlu bir katkısı olacak mı?..

Eğitime olumlu bir katkısı olacak mı?..

Bilime olumlu bir katkısı olacak mı?..

Ekonomiye olumlu bir katkısı olacak mı?..

İnsanî gelişime olumlu bir katkısı olacak mı?..

Enflasyona olumlu bir katkısı olacak mı?..

Üretim artışına olumlu bir katkısı olacak mı?..

Dış borç ödemelerimize olumlu bir katkısı olacak mı?..

Merkez Bankası rezervlerinin artmasına olumlu bir katkısı olacak mı?..

Ve…

Sultan Ahmet Camii’nin her vakit namazında tıka basa dolmasına olumlu katkısı olacak mı?..

Hayır, hayır yüz bin kere hayır…

Ama…

Halkın büyük çoğunluğu, dış politika ve ekonomi yönetimi açısından son derecede tehlikeli bu siyasi kararı alkışlıyor…

Siyasetçi de kaybettiği oyları geri alacağını zannediyor…

CUMHURİYETÇİLER NEDEN İTİRAZ EDİYOR?..

Ayasofya’nın Müslümanların ibadetine açılacak olması hukuki değil siyasi bir karar…

Peki…

Demokrasilerde seçilmiş iktidarların bu tür kararlar almaya hakları var mı?..

Var…

O halde itiraz niye?..

Söyleyeyim:

İtiraz:

21. yüzyılın geçmiş düşmanlıkları kaşıyan, hatırlatan değil…

Üzerini örten…

Düşmanlıkları bitiren bir yüzyıl olduğunun unutulmasına…

İtiraz:

Ülkeyi yöneten siyasi kadroların halen 21. yüzyılı anlayamamış olmalarına…

İtiraz:

Atatürk ve dönemin bakanlar kurulu üyelerine “Vatan hainleri”

denilmesine…

Hem de bunun bizzat halef tarafından söylenmesine…

İtiraz:

Birinci Cumhuriyetin yıkılıp yerine saltanat ve hilafetin getirilecek oluşuna yönelik siyasi çalışmaların resmen başlatılmış olmasına…

Hâsılı itiraz…

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının devrimle gerçekleştirip kurdukları Modern Türkiye’nin yıkılıyor oluşuna…

Yani…

Çöküşüne…

ERDOĞAN’IN VE AKP’NİN OYLARI ARTAR MI?

Bugünlerde hem Erdoğan’ın ve hem de AKP’nin oyları çok aşındı…

AKP Genel Başkanı, Atatürk’le kavga etmenin; onun ve arkadaşlarının “ihanet içinde” olduklarını söylemenin oylarını yeniden yükselteceğini zannediyor…

Pekiiii…

Atatürk ve arkadaşlarının ruhlarının muazzep edilişi, AKP’nin oylarını yükseltir mi?..

Mucizeye inanıyorsanız evet…

Ama…

Ben inanmıyorum…

KÖTÜ RUHU YÜZÜNE VURAN ADAM…

“Zincirleri kırılsın, Ayasofya açılsın” diyen kişi Necip Fazıl Kısakürek’tir…

Kimdir bu Kısakürek…

El hak olağanüstü bir şairdir

Kelimelerin efendisidir…

Ancak…

Kalemi ve dili hiçbir zaman kalbi ve beyniyle uyuşmayan bir çıkarcıdır da aynı zamanda…

Başka…

O halde lütfen okur musunuz?..

Necip Fazıl Kısakürek

Türkiye – Yunanistan savaşı ihtimalinin sürekli gündemde tutmakla görevlendirilmiştir…

Silah sanayicileri ve komisyoncularıyla yakın para ilişkileri vardır…

Dönemin Başbakan’ı Menderes’ten sürekli yüklü miktarlarda para ister (Menderes’e gönderdiği mektupları yayımlandığı için biliyoruz.) ve (Örtülü ödenekten) alır da…

Ruhunun kötülüğü yüzüne yansımıştır…

Bencil hesapçıdır…

Din ve dindarlıkla hiçbir ilgisi yoktur…

Ama…

Salt, dinci kesimlerin oylarıyla iktidar olduğu bilinen DP’ye ve Başbakan Menderes’e yakınlaşmak için…

Seçmenlerin dinî ve ırkî duygularını istismar eder…

Ayasofya’yı “Müzeye dönüştürdükleri için” Atatürk ve İnönü’den “hain” diye söz eder…

Meraklıları, 1950 – 1960 arasında yayımlanan dergi ve gazetelerde örneklerini okuyabilir…

MODERN TÜRKİYE NE ZAMAN?..

İktidar medyasının, Kökten İslamcıların ve Siyasal İslam’ın bu bilim ve akıl dışı egemenliği daha ne kadar sürer?..

Z ve Y kuşağındaki gelişime bakarsak en çok 2023 seçimlerine kadar…

Tabii ki bu arada rejim tamamen değişmez…

Ve…

Seçimler yapılırsa…

ONDAN BEKLERDİM…

Ali Babacan, Saygı Öztürk’ün Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla ilgili sorusuna bakın nasıl cevap veriyor:

“Umarım sonuçlarını hesap ederek bu kararı almışlardır…”.

Ali Babacan

Bu cümleyi Kılıçdaroğlu’nun kurmasını isterdim…

Hatta beklerdim…

ÇOK ÜZGÜNÜM…

28 Şubat sürecinde demokrasiyi koruduğumu zannediyordum…

Meğer…

Rejimi devirmek için planlanmış bir siyasi çeteyi savunuyormuşum…

Bir organize siyasi suç örgütünü destekliyormuşum…

Çok üzgünüm…

Kendimi yumruklamak istiyorum…

GÖNÜL TELLERİM KOPTU…

Atatürk ve İnönü gibi iki büyük kahramana “vatan haini” denilmesi:

Yüreğimi yaktı…

Gönül tellerimi kopardı…

Yazarlar

Ayasofya konusu hem gündemi değiştirdi hem de demokrasimizin kalitesini gösterdi…
Memduh Bayraktaroğlu