AKP’liler 70 puan alamıyor diye kuralı değiştirdiler
TEK DERTLERİ KADROLAŞMAK
AKP iktidarı, devletin tüm kurumlarını “partizanlaştırmak’’ için ne hukuk tanıyor, ne kural ne de mahkeme kararı... AKP, torpili ortadan kaldırmak için önceki hükümetler tarafından düzenlenen KPSS’yi etkisiz kılmak için “mülakat’’ denilen bir sözlü sınav uyguluyor.
Bu sözde sınavda, “El Muhyi ne demektir?”, “Erdoğan’ın torunlarının isimleri nedir?” gibi sorular yöneltiliyor. Bu garip sorulara kimlerin cevap verip veremediği ise bilinmiyor. Çünkü; mülakat heyeti cevapları kamera ile kayda almıyor. Dolayısıyla, hiçbir denetim yok. İtiraz etseniz bile sonuç değişmiyor.

DENETİMDEN KAÇIYORLAR
CHP İstanbul Milletvekilliği görevinde bulunduğum yıllarda, mülakat rezaleti ile çok uğraştım. Mülakatın kaldırılması, kaldırılmadığı takdirde ise “denetlenebilir’’ bir hale getirilmesi için defalarca teklif verdim, açıklama yaptım, kamuoyu oluşturdum. Ancak sonuç alamadık.
Çünkü; adına mülakat denilen hak yeme yöntemi, AKP için hayati önemdeydi. AKP kadroları, mülakat yöntemi ile devlete dolduruluyordu. Bu yöntem, bugün de sürüyor. AKP’den ve AKP’ye yakın dernek ve vakıflardan gelen isimler, “mülakatı geçti’’ denilerek öğretmen, hakim, savcı yapılıyor. Başkalarının haklarını yiyerek öğretmen, hakim ve savcı olanlar, hepimizin hayatını şekillendirecek kararlar veriyor.
SADECE ÖĞRETMENLİK DEĞİL...
Mülakat rezaletinin üzerine giderken, bunun en çarpıcı örneğini Adalet Bakanlığı’nın düzenlediği “Savcı ve Hakim Atama Sınavları’’nda deşifre etmiştim. 2016 yılının ortalarında yapılan hakim ve savcı sınavı, tam anlamıyla skandaldı. Zira; yazılı sınavda 100 üzerinden 90 ya da 92 alan çok sayıda avukat, savcılık ve hakimlik mülakatında elenmişti!
90 PUAN ALSAN BİLE...
Çok sayıda şikayet gelince, bu konuyu araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda şu bilgilere ulaştım:
AKP iktidarı, önceki sınavlarda, hakim ve savcı yapmak istediği çok sayıda AKP’li avukatın yazılıda alması gereken 70 puana ulaşamadığını görünce, KHK ile bu şartı kaldırıyor. Böylece, neredeyse yazılı sınava giren herkes “mülakata girme’’ hakkı kazanıyor. Sınavda 90 ya da 92 almanızın ise hiçbir anlamı kalmıyor.
40 SANİYELİK ‘SINAV’
Neden mi?
Çünkü; adına “Mülakat Heyeti” denilen bakanlığın 3 ya da 4 yöneticisi, sizi 5 adayla birlikte bir odaya alıyor. Böylece sözde mülakat başlıyor. Kişi başına toplam 40 SANİYE süren mülakatta, öğrenim gördüğünüz yer ve garip bir soru yöneltiliyor. Mülakat böylece bitiyor.
Peki hakim ya da savcı olup olamayacağınıza nasıl karar veriliyor?
Çok basit:
Kurul, sizinle ilgili başvuru formundaki “referans’’ kısmına bakıyor. Referans kısmında AKP milletvekilleri, bakanlar, AKP’li il ya da ilçe yöneticileri ya da AKP’ci dernek ve vakıfların isimleri yazıyorsa, 40 saniyelik mülakatı geçiyor; hakim ya da savcı olma hakkı kazanıyorsunuz.
AKP’Lİ SAVCILARA İFADE VERİYORUZ
2016 yılında yapılan, sonuçları ise 2017’de açıklanan Hakim ve Savcılık Sınavı’na girip sözde mülakatı geçen 900’e yakın kişinin AKP il, ilçe, kadın kolları yöneticileri olduklarını o günlerde isim isim açıklamıştım.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu çabamı görünce, dönemin Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru vermemizi istemişti. Gensoru istemiyle yapılan görüşmeden sayısal çoğunluğumuz olmadığı için bir sonuç alamadık. Ancak bu haksızlığı TBMM tutanaklarına ayrıntıları ile geçirdik. Bakanlık, konunun üzerine gittiğimi görünce, sınavları kazananların isimlerini sitesinde yayımlamaya başladı. Sitenin o kısmı kapatıldı. Böylece, AKP’nin hangi teşkilatlarından kimlerin hakim ve savcı yapıldığını bir daha öğrenemedik.
Ne yazık ki; bugün karşısına çıkıp ifade verdiğimiz savcı ya da hakimlerin çoğu, AKP teşkilatlarında aktif görev almış, taraf olmuş kişilerden oluşuyor. Bunlardan biri, İstanbul’da hakimlik görevi yürütüyor. Ve bu hakim, “AKP kongresinde gerginlik’’ başlıklı haber hakkında AKP’lilerin şikayeti üzerine “erişim engeli’’ kararı verebiliyor.
Tam bir komedi...
ENSEYİ KARARTMAYIN...
Yılın son yazısında size daha güzel haberler vermek, gelecek yıla ilişkin umutlarınızı tazelemek isterdim. Ancak ne yazık ki; AKP ve MHP iktidarında bunu yapabilmek mümkün olmuyor.
Siz yine de Çetin Altan’a kulak verin ve “enseyi karartmayın...” Elbet bu karanlık da bir gün son bulacak...
Hepinize mutlu, umutlu, sağlık ve başarılı bir yıl diliyorum...