Barış Yarkadaş
4 Ocak 2022

AKP, Türkiye’yi felakete sürüklüyor…


Adına “Tayyip Erdoğan’ı Üzmeyen İstatistik Kurumu’’ da diyebileceğimiz TÜİK’in Aralık ayı verileri tam da iktidarın istediği gibi açıklandı. TÜİK’e göre, 2021 yılının Aralık ayı enflasyonu 13.58, geride kalan yılın enflasyonu ise 36.08 olarak gerçekleşmiş. TÜİK’in verileri iktidar tarafından “gerçek” kabul edildiği için, emekçilerin alacakları maaş zamları da buna göre hesaplanıyor. Dolayısıyla, TÜİK’in verisi gerçeği yansıtmadığı için, yapılacak maaş zammı da doğal olarak gerçek enflasyonun altında kalıyor. Bu da emekçilerin enflasyona ezdirilmesi anlamına geliyor.

RAKAMLAR ORTADA İKEN…

2021 yılında sıvı yağa % 80, yumurtaya % 117, ekmeğe % 70 oranında zam gelmişken, TÜİK’in yıllık enflasyonu hala 36.08 olarak göstermesi, AKP – MHP iktidarına can simidi atmaktan başka bir işe yaramıyor.

ÜCRETLER ERİDİ BİLE…

Ancak geldiğimiz durum, TÜİK’in çabalarının da iktidarı kurtaramayacağını gösteriyor. Zira; geniş emekçi yığınları, gerçek enflasyonu iliklerine kadar hissediyor. Gıda ürünlerindeki fiyat artışının ortalama yüzde 50’lere dayandığı bir ortamda, emekçilere verilen asgari ücret zammı, henüz ceplerine bile girmeden, tavadaki yağ gibi eridi. Önümüzdeki dönemde, ne yazık ki; büyük trajedilere şahit olacağız. Çünkü; AKP ve MHP iktidarı, ülkeyi tam anlamıyla bir felakete ve yıkıma sürüklüyor.

ADINI DOĞRU KOYALIM…

Özellikle Eylül ayının ortasından beri artık bir ‘’takıntı’’ haline geldiği apaçık görülen “mevduat faizlerine indirim’’ politikası, hem TL’yi değersizleştiriyor, hem de enflasyonu körüklüyor. Fiyat artışlarının kontrolden çıkmasına yol açan bu durum aslında hiper enflasyon olarak adlandırılmalıdır. Türkiye, hiper enflasyonun tüm belirtilerini eksiksiz bir şekilde gösteriyor.

GÜVEN KAYBOLUNCA…

Yukarıda “takıntı” haline getirilen ‘’mevduat faizlerini indirme’’ politikasının ülkemizi felakete sürüklediğini söyledim. Ne yazık ki; acı gerçek bu… İktidar, faizleri ne zamanki talimatla indirtmeye başladı, Türkiye o günden bu yana büyük bir anaforun etkisine girdi. Çünkü; ekonomi yönetimine güvenmeyen milyonlarca kişi; faizler indirildikçe, parasının değerini koruyabilmek için ‘’güvenli liman’’ olarak gördüğü dolara ve euroya koştu. Halk, dolar ve euro aldıkça, TL değer kaybetti; döviz durdurulamaz bir noktaya geldi.

İşsizler ordusuna yeni neferler…

İhracatının ve üretiminin önemli bir miktarını “ithalat’’la gerçekleştiren Türkiye, yüksek kur sarmalına girdiği için, soframıza gelen ekmekten, arabamıza aldığımız mazota kadar her şey zamlandı. “İğneden ipliğe zam” deyimi, tam anlamıyla hayat buldu. AKP ve MHP ise tüm uyarılara rağmen bildiğini okudu. Gelinen sonuç ise; enflasyonun patlaması, yaşamın daha da zorlaşmasıdır.

EKMEK BULMAK BİLE ZORLAŞACAK…

1 Ocak gecesi yapılan elektrik ve doğalgaz zammı ise ay sonunda açıklanacak olan enflasyonu tam anlamıyla patlatacak. Yüksek enflasyon, işletme sahiplerini, yatırımcıları ve emeğiyle yaşayan yurttaşları kasıp kavuracak. Enflasyon yukarılara doğru çıktıkça, üretmek zorlaşacak. İşsizler ordusuna yeni işsizler katılacak. ‘Üretim Enflasyonu’nun yüzde 80’lere dayanması, tüm maliyetleri artıracak. Milyonlarca kişi, ete, süte, yoğurda ve belki ekmeğe bile hasret kalacak.

“Herkes başının çaresini baksın’’

Yukarıda özetlediğim felaket tablosunun sorumlusu; doğrudan iktidardır! AKP iktidarı, muhalefetin ve iktisat dünyasının duayenlerinin uyarılarına kulak tıkamasa ve olmadık hayaller peşinde koşmasaydı, Türkiye bu acı tabloyla karşı karşıya kalmayabilirdi. Ancak ne yazık ki; bu inat; Türkiye’yi enflasyonda dünya ikincisi haline getirdi. Türk halkı, yapılan son zamlarla birlikte, 2022 yılına daha da yoksullaşarak girdi.

HERKES TEDİRGİN…

Dün konuştuğum sanayi çevreleri “Artık önümüzü göremiyor ve ne yapacağımızı bilmiyoruz’’ diye dert yanıyordu. Herkes bilir ki; ekonomideki en tehlikeli olgu, “belirsizlik’’tir. AKP ve MHP iktidarı, Türk ekonomisini belirsizlik anaforuna sokmuş, halka adeta “Başınızın çaresine bakın’’ demiştir.  2022 yılının ilk 3 günü, AKP ve MHP iktidarının Türkiye’ye verecek hiçbir şeyinin olmadığını göstermiştir.

CHP UMUT VERMELİ…

Şimdi önemli olan, eskiyen ve çürüyenin yerine muhalefetin neyi nasıl koyacağıdır. Halk, AKP ve MHP’nin ekonomik yıkım politikaları karşısında çaresiz ve sahipsiz bırakılmamalıdır.

Bu bağlamda en önemli görev ise ana muhalefet partisi CHP’ye düşmektedir. CHP, Rize İl Başkanlığı’nın afişindeki deyimle “Bezmuş, yanmuş, darlanmuş’’ halka umut verebilmeli, tünelin ucundaki ışığı gösterebilmelidir.

 

Yazarlar

AKP, Türkiye’yi felakete sürüklüyor…
Barış Yarkadaş