Ümit Zileli
4 Aralık 2019

AKP liderinin çıkardığı yasayı Cumhurbaşkanı reddetti!..


Ben olsam çok utanırdım çook…

Hatta hem utanırdım, hem sıkılırdım; insan içine çıkacak en ufak halim kalmazdı zannımca!.. Seçmenler karşıma çıkıp “Bu nasıl bir oyundur, nerede vicdan?”  diye soracaklar korkusuyla yolumu değiştirir, telefonumu da sürekli meşgul konumuna alırdım!..

Siz meseleyi anladınız ama ben yine de baştan anlatayım… Türkiye’nin 11 ilinde kömürle çalışan, elektrik üreten tam 15 termik santral var ve bunların 13’ü özelleştirme yoluyla yıllar önce özel sektöre devredildi.

Özelleştirme sözleşmesinde bu “santrallerin bacalarına filtre takılmalı” maddesi de var, hem de nal gibi duruyor; evet ama yalnızca duruyor, 2013 yılından bu yana yaklaşık 7 yıldır bacalara filtre takma yönünde kıllarını bile kıpırdatmamış santral sahipleri!.. Hep ertelemeye gidilmiş, hep bir yolu bulunup, “başka bahara” bırakılmış!..

Son aldıkları erteleme döneminde de yan gelip yatmış olan bu santrallere devlet bir de teşvik yağdırmış, iyi mi! Açıklanan rakam tamı tamına 1 milyar 100 milyon TL. Bu teşvik parasıyla bile, yani ellerini ceplerine atmadan filtre meselesini halledebilecek olan santraller bu yaşamsal konuyu yine kulak ardı etmişler!..

Yaşamsal diyorum; çünkü termik santrallerin faal olduğu bölgelerde kanser hastalığı almış başını gitmiş! Bu yerlerde tam 15 çocuk onkoloji servisi bulunduğunu biliyor muydunuz? Bunun dışında astımdan koah solunum hastalıklarına, otizmden bebek düşürmeye dek bir yığın hastalık cabası…

Bu yıl sonu verilen son ertelemenin bitiş tarihiydi… Geri sayım başlamışken bir baktık bir torba yasa içine atılan maddeyle santrallere 2.5 yıl daha erteleme hediye edilmemiş mi? Hem de kimlerin oylarıyla?

AKP ve MHP’lilerin oylarıyla!..

Özüne mi güveneceksin sözüne mi?..

Şimdi, birkaç ay geriye dönüp neler söylendiğine bakalım…

Mesela AKP Kahramanmaraş Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, yaptığı açıklamalarda cansiperane haykırıyor, insanların nefes almakta bile zorlandığını, kanser hastalıklarının vahim artışını dile getiriyor, “Bacasız termik santrale hayır” diyordu!

Haklıydı da; termik santrallerden ikisi Afşin-Elbistan santralleri onun milletvekili olduğu ilin sınırları içindeydi ve tüm illerin içinde en kötü durumda olan oydu.. Oylamada ne oldu?

Ertelemeye evet oyu verdi!..

Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, yine aynı kentin milletvekilleri Mehmet Cihat ve Habibe Öçal da kendi bölgelerinin insanlarının, çocuklarının sağlığı ile nasıl ilgilendiklerini gayet net bir şekilde göstererek “kabul” oyu verdiler!..

MHP’lileri de es geçmemek lazım; partinin Kahramanmaraş’tan çıkardığı tek milletvekili olan MHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Sefer Aycan Yalman yalnızca bir gün önce kürsüye çıkıp aynen şöyle dedi:

Ben halk sağlığı uzmanıyım. Termik santraller 1 dakika bile filtresiz çalışmamalı. Bu akciğer hastalıklarının, kanserin direkt sebebi. Mecliste son ana kadar mücadele edeceğim!

Sefer Bey sonunda ne yaptı dersiniz? Bir gün önce söylediklerinin tamamen tersini yaptı ve “Bir dakika bile filtresiz çalışamaz” dediği  termik santrallerdeki baca ertelemesine “kabul” oyu verdi. Peki, durumu nasıl açıkladı? “Parti kararı!

Parti kararı, insan sağlığından önemliydi demek ki!..

AKP genel başkanı kandırıldı mı?!

Sonrası tam bir “acıklı güldürü” örneği sayın seyirciler!..

AKP ve MHP’lilerin oylarıyla kabul edilen “erteleme yasası” AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından veto edildi!..

Diğer bir deyişle; AKP Genel Başkanı’nın kabul ettiği yasa tasarısı, Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmişti, şaka gibi değil mi?!

Kafalar da fena halde karıştı doğal olarak; yoksa AKP Genel Başkanı’nın bu yasa maddesinden haberi yok muydu? Kurmayları ya da “iyi saatte olsunlar” hiç kimseciklere haber vermeden, gizlice torba yasaya bu maddeyi mi karıştırmıştı? Iıh, olamazdı o zaman AKP’li ve MHP’liler de kandırılmış, yasa tasarısını hazırlayanların kendi hazırladıkları yasadan haberleri bile olmadığı ortaya çıkmış oluyordu ki, hiç de hoş bir durum arzetmezdi bu!..

Genel başkanın haberdar edilmemiş olması mümkün müydü? Iıh, bu da mümkün gözükmüyordu; hem Reis’i tanıyanlar, hem de parti yapısını bilenler böyle bir durumun asla olamayacağında birleşiyordu!.. O halde ne olmuştu? Şu olmuştu:

Çıkan yasa o bölgeler, kentler başta olmak üzere tüm yurtta büyük bir tepkiye neden olmuş, zaten sürekli aşağıya doğru giden AKP oylarında fena halde bir erime felaketine yol açacağı görülmüştü!..

İşte Bu nedenle Erdoğan, AKP Genel Başkanı şapkasıyla çıkarılmasına olur verdiği “erteleme yasasını” Cumhurbaşkanı olarak reddetmek zorunda kalmıştı!..

Acıklı güldürünün en trajik ve de en gülünçlü kısmına gelince; Kahramanmaraş milletvekilleri, Cumhurbaşkanı’nın veto kararına övgüler düzüp, minnettarlıklarını ifade ettiler!.. Mesela Mahir Ünal minnetini şöyle dile getirdi:

Cumhurbaşkanımıza tüm Kahramanmaraşlılar adına şükranlarımızı sunuyorum!..

Diğerlerinin de farkı yoktu; minnet, şükran sözcükleri mesajlarından fışkırıyordu adeta!.. Yalnızca Habibe Öçal, “Önce insan diyen Cumhurbaşkanımız” temalı mesajını kısa bir süre sonra sildi…

Utandı mı ne?..

Yazarlar

AKP liderinin çıkardığı yasayı Cumhurbaşkanı reddetti!..
Ümit Zileli