Ahmet Takan
9 Aralık 2020

Ahh ah!.. Nerede o eski bütçeler?..


Gençlik yıllarımızda heyecanla beklerdik bütçenin Meclis Genel Kurulu’na inmesini… Geneli üzerinde ilk ve son gün görüşmeleri, siyasi liderlerin söz düelloları sayesinde pek renkli olurdu. Ahali, televizyon ekranına kilitlenirdi. Siyasetin gündemi şekillenir uzun süre konuşulurdu. O günler, aynı zamanda liderlerin performansları ile ilgili karne niteliğinde geçerdi. Kimin ülke sorunlarını ne kadar kavradığının, ne kadar hakim olduğunun, çözüm önerilerinin notu verilirdi.

O günlerde bu ülkede demokratik parlamenter sistem vardı!.

TBMM’deki tartışmaların manası ve etkisi vardı… Vekilimiz olsun diye TBMM’ne gönderdiğimiz şahısların ağzından çıkan her cümlenin ağırlığı kıymeti vardı… Bütçe görüşmeleri hükümeti sallar, kendisine çeki düzen vermesine sebep olurdu. Boş yere, haybeye çene patlatılmazdı Millet’in Meclisi’nde!..

Ve şimdi…

Bizim mahallenin kahvesine çevrilen Meclis’te işler öylesine yürüyor…

Biri çıksa sınav yapmaya kalksa, milletin 2021 yılı bütçesinin en az yarısını okuyan milletvekili sayısının 10’u geçmeyeceğine dair iddiaya girerim. Tamamını ise ya 2 yada 3 mebus okumuştur…

★★★

Haberi olan var mı?.. Haftaya TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri ile başlandı. Geneli üzerinde yapılan ilk görüşmeden medyamıza ne yansıdı?.. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağı ile ilgili tartışma… Kılıçdaroğlu, AKP grubunu en hassas yerlerinde sıkıştırınca sinirlerine hakim olamayan iktidar vekilleri oturdukları yerden sataşıp “aday ol, aday” diye bağırdılar. Kılıçdaroğlu da “Değerli arkadaşlarım, hangi noktaya geldiniz? Benim aday olup olamayacağımı size kim söyledi? Kim söyledi?” diye cevap verince, bütçe konusunda kürsüye çıkıp tek laf edemeyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son sürat topa girdi. Bahçeli, “Çok müjdeli bir konuşma oldu. Zillet ittifakının Cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğu anlaşıldı“ diye kehanette bulundu!.. Bahçeli, Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki yokluğunu tam manası ile doldurdu!..

★★★

Bütçenin Genel Kurul’daki ilk görüşmelerinin tutanaklarını satır satır okudum. Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten iyi hazırlanmış. Performansı öncekilere nazaran daha  başarılıydı. O yüzden, gündemden kaçırılan, başka yerlere çekilmeye çalışılan o konuşmadan bazı bölümler vereceğim;

– Değerli arkadaşlarım, ben bu toplantıda bütçeden fazla sormayacağım. Bu bütçe ne bütçesi Allah aşkına, ne bütçesi bu bütçe?

– Kim Maliye Bakanı Allah aşkına, kim? Niye açıklama yapmıyor, neden yapmıyor? Bütçe hangi bütçe arkadaşlar, hangi bütçe?

-Bakın, değerli arkadaşlar, işçiye ne getiriyor bu bütçe? Çiftçiye ne getiriyor? Emekliye ne getiriyor? Bu bütçe faiz bütçesidir, bu bütçe açık ve net söylüyorum haramzadelerin bütçesidir, haramzadelere hizmet edenlerin bütçesidir.

– Bakın, değerli arkadaşlar, geçen hafta burada bir araştırma önergesi tartışıldı 128 milyar dolar kime satıldı diye. 1 dolardan bahsetmiyorum, 1 milyar dolardan da bahsetmiyorum, 50 milyar dolardan da bahsetmiyorum, 128 milyar dolar… Dolar düşükken kimlere satıldı? Buna “hayır” dediniz. Niye hayır dediniz? Evde çocuklarınız bu soruyu sorarsa vicdan sahibi olarak ne cevap vereceksiniz Allah aşkına? Ya, 128 milyar dolar kime satıldı ya? Ya, bunu bilelim. Şimdi 128 milyar doları çiftçi mi aldı, emekli mi aldı, köylü mü aldı, sokakta simit satan mı aldı, çaycı mı aldı, kuaför mü aldı? Kim aldı 128 milyar doları?

– Bakın değerli arkadaşlarım, “Biz yerli ve millîyiz” diyorsunuz, güzel. Yerli olduğunuzdan hiçbir tereddüdüm yok ama millî olduğunuz konusunda endişelerim var. Sayacağım, tek tek sayacağım. Bakın, bir ülkenin millîliği nereden anlaşılır? Parasıyla. Türk lirası. Osmanlı gittiğinde, kendi topraklarına bir ülkeyi kattığında, Osmanlının sikkesini basardı. Niçin? “Burası bana aittir” derdi. Öyle mi? Öyle. Güzel. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bankalarında mevduatın kaçı dolar üzerinden? Yüzde 56.3’ü. Türkiye Cumhuriyeti’nin bankalarında var olan mevduatın yüzde 56.3’ü Amerikan doları. Bu nasıl millîlik ya?

– Döviz geliri olmayan şirketlerin döviz üzerinden borçlanmasına imkan sağladılar kararnameyle. Düşünün, döviz geliri yok ama “Döviz üzerinden borçlanabilirsin” diyor. Niye döviz üzerinden borçlanıyorsun? Türk lirası yok mu bu ülkede? Yasaklanmıştı bu. Rahmetli Ecevit’in hükûmeti döneminde yasaklanmıştı. Türk lirası… Döviz geliri olmayan şirketler, döviz üzerinden borçlanamazlar. Döviz gelirin varsa borçlan ama döviz gelirin yoksa döviz üzerinden borçlanma. Türkiye’yi batırıyorsun çünkü. Ne yaptılar? Kaldırdılar bunu, şimdi döviz üzerinden borçlanabiliyorsunuz.

-Yurt içinde, yurt içinde vatandaşların döviz üzerinden borçlanmasından söz ediyorum, yurt içinde. Bir şey daha, bir şey daha, hiç meraklanmayın arkadaşlar, bir şey daha. Kendi vatandaşlarından yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin Hükûmeti kendi vatandaşlarından, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından dolar üzerinden borçlandı. Ne diyeceksiniz? Buyurun, söyleyin bakayım, kendi vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Devlet, Türkiye Cumhuriyeti devleti, borçlanma dolar üzerinden. Niçin? O vatandaş sana borç vermiyor, “Dolar olursa borç veririm” diyor. Bu güvensizliği yaratan kim, kim bu güvensizliği yaratan?

– Değerli arkadaşlarım, yılbaşından bu yana dolar karşısında Türk lirası yüzde 23.6; Euro karşısında Türk lirası yüzde 29.7 oranında değer kaybetti. Ne anlama geliyor bu, anlatayım size. Şu anda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda Türkiye’yi taşıyan 30 büyük şirket var. Bunlar: Akbank, İş Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, OYAK Çimento, Ereğli Demir ve Çelik, Koç Holding, Sabancı Holding, Doğan Holding, TÜPRAŞ, PETKİM, Türk Telekom, Turkcell, Türk Hava Yolları gibi 30 şirketin 2017’deki toplam piyasa değeri 150 milyar dolardı, 150 milyar dolar. Bugünkü değeri ne bunların? 60 milyar dolar. Kim bu hale getirdi?

-On sekiz yılda, on sekiz yılda bütçeden yapılan faiz ödemesi ne kadar? 492 milyar dolar; on sekiz yılda bütçeden yapılan faiz ödemesi 492 milyar dolar. Her gün kaç milyon dolar ödüyoruz? Her gün 75 milyon 573 bin 63 dolar faiz ödüyor Türkiye, her saatte 3 milyon 148 bin 878 lira faiz ödüyor. Bana söyler misiniz… Ben bu bütçe, haramzadelere hizmet eden bütçedir derken işte bunu kastediyorum.

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Ahh ah!.. Nerede o eski bütçeler?..
Ahmet Takan