2019’da kişi başına 850 dolar fakirleştik…

Ekonomi 2019 yılının üçüncü çeyreğinde % 0.9 büyümüş.

Oysa 2018’in son çeyreğinde ve 2019 yılının ilk iki çeyreğinde yaklaşık % 6 küçülmüştü…

Yani ve halen bir önceki yıla göre ekonomimizdeki küçülme yaklaşık % 5

Kişi başına milli gelirdeki azalma ise neredeyse % 10…

Neden mi?..

2019 yılının ilk 9 ayında kişi başına milli gelirimizde yaklaşık 850 dolar eksilme var da ondan…

Kişi bazında 850 dolar fakirleştik yani… 

Peki nasıl oldu da ekonomi büyüdü?..

Cari açık düştü hatta neredeyse kapandı da ondan…

Cari açık neden düştü?..

Sanayi üretimi düşünce ara mal ve hammadde ithalatı da düştü…

İthalat yapmayınca cari açık da düştü haliyle…

Umarım ekonomiyi yönetenler ekonomideki 0.9’luk büyümedeki bu gerçeğin farkındadırlar

Ama…

Şimdilik sadece umuyorum o kadar…

Zira pek de farkındaymış gibi görünmüyorlar…

Nitekim ekimde cari açık yine yükseldi.

İhracat artışı hız kestiği gibi bir önceki yılın aynı ayına göre düştü bile…

Kasım ayı ihracatı da keza bir önceki yılın kasım ayına göre azaldı…

Bu demektir ki kasım ve aralık aylarında da cari açık yükselecek…

Bu ise büyümeyi yeniden olumsuz etkileyecek…

İçeride üretim yerinde sayarken hem işsizlik artacak hem de enflasyon

Ey güzel insanlar!…

Felaket tellallığı yapmıyorum, yapmam…

Aksine, 1 Ocak 2020’den itibaren ekonomi yönetimine kısır iç politikanın değil, akılcı ekonomi politikaların egemen olacağına inanıyorum.

En azından öyle olmasını temenni ediyorum…

Ama, bu beklentim ve temennim bugünkü ve kısa vadede yaşayacaklarımızı görmeme engel değil…

Yani ekonomide şimdilik “iyileşme” olduğu doğru ancak…

Son iki aydır yeniden düşüşe geçtiğimizi de unutmayalım…

BIRAKIN DA HAYKIRAYIM…

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül; adil, objektif ve hukuktan yana…

Bekir Bozdağ’a katlanan bu yürek, hem de Ak Partili, adil bir Adalet Bakanı tanıyınca mutluluk duyuyor haliyle…

“Darısı bütün bakanların başına” diyeceğim ama umutsuz vaka…

Keşke HSK, yargıçlarımız ve savcılarımız da bakanlarına uyum sağlayıp da yargımıza olan güvensizliği ortadan kaldırsalar…

Yargımız bütün dünya ülkelerinin inandığı, güvendiği bir yargı olsa…

Keşke… Keşke…

Nereden mi çıktı şimdi bu “Adalet Bakanı’na övgü”?..

Kaç zamandır yazacaktım ama itiraf etmeliyim ki ihmal ettim…

Bakan Gül’ün günlerdir yargı bağımsızlığı çağrısı yapıyor…

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yargı reformu paketinin uygulanması için yargıç ve savcıları uyarıyor…

Ve bu çıkışları umudumu artırıyor…

Yargıç ve savcıların tamamının onun bu çağrısına uyacaklarına inanmak istiyorum…

Bugün de Eskişehir’de eski eşi tarafından başına satırla vurularak öldürülen Ayşe Tuba Arslan cinayeti hakkında gerçekçi bir tavır aldı…

“Tedbir alınsaydı bugün aramızda yaşıyor olacaktı” diyerek İçişleri Bakanlığı’nın vurdumduymazlığına işaret etti…

Canlarım benim…

Lütfen bir bakan ya da politikacının kim olduğuna değil; neyi nasıl yaptığına bakalım…

Gül evet Ak Partili…

Gül evet Erdoğan’ın kabinesinde…

Ama be canlarım…

Uzun zamandır ilk kez vicdanı ve aklıyla konuşan, vicdanı ve aklıyla yorum yapan bir Adalet Bakanı’mız var…

Bırakın da mutluluğumu da haykırayım…

APTALCA CESARETİ SEVERLER…

İngiltere’de gündem NATO:

İngiliz The Economist:

“Erdoğan, Trump ya da Macron zirveyi altüst edebilir” diyor…

Bu üçünün çıkışları gerçekçi mi olur?

Hayır…

Akılcı mı olur?..

Hayır…

Ya neci olur?…

Siyasi olur...

İç politikada seçmen kandırmaya yönelik…

Canlarım be…

Eğitimsiz insan dünyanın her ülkesinde aynıdır…

Nezaketi değil aptalca cesareti sever…

DEDİKODU YAPAYIM…

İki aktör sahnede rol icabı dedikodu yapıyorlar…

Biri yine rol icabı diğerinin kulağına eğilip fısıldayarak bir başkası hakkında kötü söz söyleyecek…

Eğilmek için bir adım attığında rol arkadaşı uyarıyor:

“Yüksek sesle de söyleyebilirsin zira salonda bile senle benden başka hiç kimse yok”…

Ben de bir dedikodu yapayım…

Bakanlar baş başa kaldıklarında ekonomide işlerin çok kötü gittiğini yüksek sesle söylüyorlarmış…