Can Ataklı
5 Ekim 2021

1000 market hiçbir sorunu çözmez


BUNU YAZMAK GEREK

1000 market hiçbir sorunu çözmez

Sarayın yeni popülist hamlesi Tarım Kredi Kooperatifi marketleri.

Erdoğan hemen evinin karşısına açtırmıştı ilk örnek marketi.

Ara sıra gidip sanki tek başınaymış gibi alışveriş yaptığı görüntüleri servis edilmişti daha önce.

Bu marketler ne kadar tuttu bilemiyorum, ama bir arkadaşım, “Güzel organik ürünler var, bu nedenle ara sıra gidip alıyorum” demişti.

Fiyatları ise organikler hariç tabii, diğer marketlerden aşağı değil, hatta pek çok ürün daha pahalı.

Yani Erdoğan’ın “fahiş fiyat uyguluyorlar” dediği diğer zincir marketler aslında bu marketlerden daha ucuz.

Gerçi Erdoğan ve yandaşları yıllardır “Devlet süt satar mı, et satar mı?” türü söylemlerle Cumhuriyet döneminde kazanılmış bütün kurumları gözünün yaşına bakmadan satmış savmıştı.

Şimdi tekrar devlet eliyle marketçilik yapmaya soyunuyor.

Halkın ucuz ve kaliteli malla buluşmasını sağlayacağını söylüyor ama durum hiç de öyle değil, çünkü bu marketler şu anda zarar ediyor, tabii ki zarar halkın sırtından çıkarılıyor.

Bir de düşünün bunlardan 1000 tane daha açılırsa ne olur?

Özellikle tarım konusunda çok önemli araştırma ve çalışmaları olan CHP Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer de Erdoğan’ın bu “yanlış” girişimine dikkat çekmiş.

Gürer Erdoğan’ın sorunun derinliğini görmek yerine fiyat artışlarına marketlerin neden olduğu algısını yaymaya çalıştığını söyleyerek bakın şöyle bir teşhiste bulunmuş;

“Bu sadece günü kurtarma politikasıdır. Geçmişte bu yolu denediler.  Sonuçta Tarım Kredi tanzimleri iktidarın müdahaleleri sonucu bir yılda 41 milyon lira zarar etti, bu durum SPK raporlarına da yansıdı. Tarım Kredi Marketleri konusunda bakanlara sorularımıza yanıt dahi veremediler.”

Ömer Fethi Gürer Tarım Kredi Kooperatifinin AKP iktidarları döneminde statüsü değiştirildiğini de hatırlatarak “Dönemin  Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak Kooperatife Ziraat Bankası üzerinden bir çiftçi kuruluşu gibi değil bir ticari işletme olarak kredi verdirmişti. Üretici de borcunu ticari kredi faizleri üzerinden ödemek durumunda kaldı. Bu da raf fiyatlarına yansıdı elbette. İncelip göreceksiniz” demiş.

Gürer’e göre üreticinin girdi maliyeti düşürülmeden, ekim alanları artırılmadan, aracılık sistemi kontrol edilemeden, doğru ve gerçekçi planlama yapılmadan günlük çözümlerle gıda güvencesi de, fiyat dengesi de sağlanamaz.

Gürer, dikkat çekici zararın nedenlerinin ortaya çıkarılması için Tarım Kredi Marketlerine çiftçi ortaklarından ne kadar, aracılardan ne kadar ürün alındığının ve kimlerin aracı olduğunun saptanmasının şart olduğunu anlattı.

Yani anlaşıldığı kadarıyla bu marketlerde “üreticiden direk alınan mallar değil, çoğu aracılardan alınmış mallar” satılıyor.

CHP Milletvekili Gürer, AKP’nin günü kurtarma politikalarıyla sorunları aşamayacağını artık görmesi gerektiğine vurgu yapmış ve “Kalıcı, istikrarlı ve doğru planlama ile çözüm üretilmelidir. Üretici yerine aracı korunursa ve tüketiciye geçici süreliğine ‘zarar karşılığı ucuz ürün veriyoruz’ denilerek esasında üretici ve türeticiye değil aracının menfaatine uygulamalar yapılırsa sorunlar azalmayacağı gibi artar” demiş.

Sonuçta nasıl seçimden önce sokaklara “üreticiden tüketiciye” kandırmacası ile pazarlar kurulup sonra kaldırıldıysa, şimdi de “Kahraman kooperatif fahiş fiyatla zincir marketlere karşı” diyerek aynı şey yapılıyor.

YENİ ÖĞRENDİM

Tarım Kredi Marketleri ile ilgili can alıcı sorular

Meclis’in sorularıyla iktidarı en bunaltan isimlerinden Ömer Fethi Gürer Tarım Kredi Kooperatif marketlerindeki durumu çok öncelerden saptamış ve gerçeğin ortaya çıkması için iktidarı soru yağmuruna tutmuş.

Her zaman olduğu gibi iktidar yine işine gelmediği için bu sorulara cevap vermemiş.

İşte Gürer’in Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği ama bir tünlü cevap alamadığı sorular;

1- Aracı olmadan doğrudan çiftçi ortaklardan temin edilen ürünlerin bir kısmını kendi tesislerinde bir kısmını da anlaşmalı tesislerde işleyerek tüketiciyle buluşturan Tarım Kredi Birlik AŞ’nin bu kadar zarar etmesinin nedeni nedir? Zararı önlemeye yönelik çalışmalarınız nelerdir?

2- Bu tabloya rağmen açmayı planladığınız yeni marketler var mıdır?

3- Tarım Kredi Birlik AŞ’nin SPK tarafından yayınlanan faaliyet raporunda çiftçi ortaklardan alınan ürünler arasında patates ve soğanın bulunmadığı görülmektedir. Oysa patates ve soğan çiftçinin en çok mağdur olduğu ürünlerin başında gelmektedir. Bu durum sonucunda marketlerde satılan patates ve soğanların çiftçi ortaklardan değil aracılardan alındığı ortaya çıkmaktadır. Bu durumun nedeni nedir? Söz konusu marketlere soğan ve patates kimlerden alınmaktadır? Alınan bu iki ürüne 2019 yılı başından gününüze kadar ödenen tutar ne kadardır?

4-  Söz konusu Tarım Kredi Marketlerine ortaklardan alınan ürün miktarı ile ortakların dışında aracılardan alınan ürün miktarının oranı nedir?

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığına yönelttiği bir diğer soru önergesinde de şu soruları sormuş zamanında;

1-  2018 yılında, Tarım Kredi Kooperatiflerinin, Tarım kredi marketlerden 990 bin TL zarar etmesinin nedenleri nelerdir?

2-  2019 yılında, 40 kat artarak 21 milyon TL’ye çıkan zararın oluşma nedenleri nelerdir? Bu konuda başlatılan bir soruşturma var mıdır?

3-  Tarım Kredi Marketlerde, aracı ve komisyoncu olmadan ürünler direk çiftçi ortaklardan tedarik edilirken, zararın bu denli katlanarak artmasının sebepleri nelerdir?

4-  Çiftçi ve ortaklardan alınan ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasında bir aracı görevi gören Tarım Kredi Marketlerde,  istenen başarının sağlanamamasının sebepleri nelerdir?

5- Tarım Kredi Birlik A.Ş, Türkiye genelinde 500 market açmayı hedeflerken, 2019 yılı sonu itibariyle yurt içinde 32 marketi aşamaması nedenleri nelerdir? Mevcut market ve çalışan sayısı kaçtır?

6- 2018 yılında 990 bin lira zarar eden Tarım Kredi Birlik AŞ’nin market sayısı artması ile zararının da azalması olası mıdır?

7- Doğrudan çiftçi ortaklardan temin edilen ürünlerin bir kısmını kendi tesislerinde bir kısmını da anlaşmalı tesislerde işleyerek tüketiciyle buluşturan Tarım Kredi Marketlerin, anlaşmalı çalıştığı tesis sayısı ve bu tesisler için 2018-2019-2020 yıllarında ödeme yaptığı tutar ne kadardır?

8- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yayınlanan faaliyet raporuna göre, Tarım Kredi Marketlerinin bağlı bulunduğu Tarım Kredi Birlik A.Ş, 2019 yılında 40 milyon 880 bin lira zarar açıklaması olağan olarak mı görülmektedir?

9- Tarım Kredi Marketlerinin raflarında bakliyat ürünleri önemli bir yer tutarken; 2019 yılında çiftçi ortaklarından Fasulye alımının yüzde 49, nohut alımının ise yüzde 34 düşmesinin gerekçesi nedir?

10- Tarım Kredi Birlik A.Ş tarafından, 2019 yılında, çiftçi ortaklarından toplam 223 bin ton ürün alımı yapıldığı görülmektedir. Ürünler için talep nasıl oluşturulmakta ve ilk sırada hangi ürünler yer almaktadır?

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Saray, İstanbul halkından intikam almayı bıraksın artık

İstanbul’un ulaşımdaki en büyük sorunlarından biri taksiler.

Artık, istendiği anda taksi bulabilmek bir mucize.

Çünkü taksiler yetmiyor.

Yetmediği için taksicilerin burnu havaya kalkmış durumda.

Elbette hepsi değil ama pek çoğu müşteri beğenmiyor, istenilen yere gitmiyor, turistlerden olduğu gibi yerli müşteriden de yüksek paralar almaya çalışıyor.

Kendi aracını kullanmak yerine hep taksileri tercih eden bir dostum geçenlerde feryat ediyordu “Yetti artık bu taksi sorunu” diyordu.

Kendi evine yakın duraktan araç bulabildiğini ama gittiği yerden dönmek ya da başka bir yere gitmek için artık asla taksi bulamadığını söylüyordu.

Peki taksi sorunu neden çözülemiyor?

Geçenlerde de yazdığım gibi tek sebebi var.

AKP genel başkanı hâlâ Ankara ve İstanbul’u kaybetmenin acısını unutamıyor.

Bu nedenle İstanbul halkından intikam almaya çalışıyorlar.

Saray, İstanbul trafiğinde tek karar mercii olan UKOME adı verilen kuruluşta sarayın adamlarının sayısını fazlalaştırarak İstanbul Belediyesinin halk yararına olan tüm önerilerini reddettiriyor.

Kuruldaki saray adamları hiçbir gerekçe göstermeden her şeyi reddediyor.

Saray sadece taksi konusunu değil, İstanbul’un birçok sorununun çözümünü engelliyorlar.

Tabii bu ne ahlaka ne siyasete sığmıyor aslında ama söz konusu AKP olunca hiçbir şey şaşırtmıyor insanı.

SORDUM ÖĞRENDİM

Avrupa ülkelerinde elbette yurt sorunu yok…

Pek çok üniversite öğrencisi yurt ya da kalacak yer bulamamaktan şikayetçi.

Yurtlar dolu ve yetersiz.

Ev ya da pansiyonlar ise öğrenci bütçeleri çok aşan kiralar istiyor.

Bu turumdaki öğrenciler durumlarını anlatmak için eylemler yapmak istediler ama anında sarayın polislerini karşılarında buldular.

İtildiler, kakıldılar, yerlerde sürüklendiler, gözaltına alındılar.

Üstüne bir de AKP genel başkanının ve bakanlarının hakaretlerine uğradılar.

Yazarlar

1000 market hiçbir sorunu çözmez
Can Ataklı