Sokak sanatçılarından `Şiddete karşı´ canlı heykel duruşu

31 Temmuz 2018 - 14:22

Avcılar´da oturan, özel bir üniversitenin oyunculuk bölümü son sınıf öğrencisi Aleyna Çevik, üniversite veya konservatuvara hazırlanan tiyatroya ilgi duyan Süleyman Kun, Arif Canpolat ve Emre Can Koç ile birlikte toplumun her kesiminde ve hayvanlara yönelik yaygın görülen şiddete karşı sokakta farkındalık yaratmak amacıyla harekete geçti. Ceplerindeki para ile boya alarak kostümlerini hazırlayan, bir kafede makyajlarını yapan gençlerden dayak yiyen, yüzü ve boynunda kan ve dayak izleri bulunan bir kadını canlandıran AIeyna Çevik, `Canlı Heykel´ performanslarını bir süreden bu yana yaptıklarını söyledi. Çevik, Büyükçekmece, Avcılar ve Kadıköy Belediyesi´nden izin alabildikleri için bu 3 ilçede performanslarını zaman zaman sergilediklerini, masraflarını izleyicilerden bazılarının önlerindeki kutuya attıkları az miktardaki para ile karşılamaya çalıştıklarını anlatırken, ‘Şiddet duruşlarına’ ilişkin şunları söyledi:
“Hazırladığım ilk projemizin teması; şiddet. Şiddetin toplumda sadece belli sınıf veya cinsiyetlere yüklenmesine karşıyız. Evet, rakamlara bakılırsa ülkemizde daha çok kadınlara şiddet uygulanıyor. Ama, şiddete uğrayanlar arasında çocuk, erkek, hayvan ve ötekileştirilenler de var. Bizim eleştirmek istediğimiz şey; şiddetin kendisi. Bu toplumda herkes, herkese şiddet uyguluyor. Şiddetin fiziki veya psikolojik, her türlüsü var. Bunların hepsine karşıyız. Şu an çok eksiğimiz var. Maddi birikimimiz yok. Örneğin guaş boya ile yüzümüzü boyadık şimdilik. `Canlı heykel´ performansımız sırasında bizi görenler kendilerince senaryolar yazıyorlar;. Hiçbir şey anlamayanlar da oluyor. `Seni kocan mı dövdü’ diyerek yaklaşan kadınlar da oluyor. Halkın bütün tepkilerine saygılıyız.”

Canlı heykel performansında şiddete eğimli, karşısındakine tokat atan bir kişiyi simgeleyen Arif Canpolat da, “Performansımızı anlamayan, sadece izleyenler var. Anlayıp tepki göstermeyenler var. Toplumun biliçlendirilmesi, şiddete karşı farkındalık oluşturmak gerek. Kültürlüsü de eğitimsizi de karşısındakine şiddet uyguluyor”  dedi.
İyi giyimli, eğitimli olmasına rağmen karşısındakine kemerini çekerek şiddet uygulamaya çalışan kişiyi simgeleyen Süleyman Kun, şiddetin her türlüsünü eleştirdiklerini anlatırken arkadaşı Emre Koç ise, toplum dışına çıkarılmış, dışlanmış kişilerin sık şiddete maruz kaldığını ifade etti.
“KAHRAMANLARIN DURUŞU”
Araç trafiğine kapalı Avcılar Marmara Caddesi’ndeki Deprem Anıtı önünde şiddet uygulayan veya maruz kalan kişileri hareketsiz durarak canlandıran, önlerinde `Şiddetin sınıfı cinsiyeti yoktur” yazısı bulunan genç sanatçıları eşi izleyen bir kadın geçen hafta ilçede iki kadının birden katledildiğini hatırlattı. Eşi de önlem amacıyla şiddete caydırıcı cezalar istedi.
Çevredekiler, `Canlı heykel´ performansına şaşırırken, bazıları aralarına girerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Olanları ilgi ile izleyen bir kadın, “Her halde patlama gibi bir şeyi canlandırıyorlar. Bundan dolayı yüzlerindeki kan olmuştur” değerlendirmesini yaptı. Genç sanatçıları takdir edenler, şiddete karşı olduklarını vurgularken,  yoldan geçen bir kişi uzun süre hareketsiz duran sokak sanatçılarına dikkatle baktıktan sonra bunları “Tarihteki örneğin Kurtuluş Savaşı´ndaki kahramanların duruşunu sergilediğini” düşündüğünü ifade etti. Okur yazar olmadığını belirten,  sanatçıların amacını soran aynı kişi, “Toplumda şiddet var mı?” sorusuna şu yanıtı verdi.
“Var  da var. Kadına da, çocuğa da şiddet var. Ticarette bile şiddet var. Bunu anlayan insanlar çıkarsa tiyatrocular çok iyi iş yapıyorlar. Bazıları insan olarak görünüyor ama hayvanlar onlardan değerli. İnsan diyemiyorum ben öylelerine. Hayvanı; kediyi köpeği  katlediyor, öldürüyorlar. Çocuklara taciz var. Ben insan olduğumdan utanıyorum. Bazı insanlar hayvanlardan tehlikeli. İnsanlara hayvan dediğim için hayvanlardan özür diliyorum.  O insanlar hak etmiyor daha doğrusu.”

 

DHA

31 Temmuz 2018 - 14:22